Hep birlikte mırıldanıyorlar: İnsanlara kaptırma kendini,durmadan koşuşma, onlara uyma, insan bir makinedir, bir yerde bozulur, yavaş yavaş kullan aklını, şimdi biraz dinlen, şimdi hep birlikte saçmalayalım, aklımızı dinlendirelim, mantığımızı dinlendirelim, rüyada yaşayalım.
Kafamda deliler dolaşıyor:Biirbirlerine su bu birikintilerine itiyorlar, dillerinin ucuyla parmaklarını yalayarak konuşuyorlar. Eşya insana inatçı bir direniş gösterdiği zaman hep birlikte üstüme çullanıyorlar: Delice bir şey yap! diye bağırıyorlar vızıltılı seslerle. Eşya sana karşı mı geliyor,kır onu! Sana boyun eğmen otlara vur tekmeyi ! Her şeyi parçala!
Sanki daha dün ayrılmıştım yanlarından. Oysa rakıya su kattığımı bile unutmuşlar; bir adımı hatırlıyorlar o kadar: Hikmet aşağı, Hikmet yukarı. Şimdi nerede oturuyorsun? demediler de şimdi nerede çalışıyorsun? diye sordular: Gerçek bir ilgisizlik.Kaç yıldır ortalıkta görünmüyorsun, sen de nereden çıktın bile demediler;bu kadarcık bir ilgiyi bile çok gördüler bana. Kısacası meyhanelerde yeniden barınamadım albayım;aynı meyhaneye iki kere girilemiyormuş.