Ben keyfimce yürümeyi, canım istediğinde de durmayı severim. Bana seyyar bir yaşam gerek. Güzel bir havada, güzel bir ülkede telaşa gelmeden yol yürümek ve yürüyüşüm sonunda da hoş bir manzarayla karşılaşmak, onca yaşam tarzı arasında zevkime en uygun olanı.
Ormanlarda kıvrılan patikaları izleye izleye yapılan özgür yürüyüşlerde işte bu keşfedilir; yüreğinizi daha iyi dinleyebilmek için kaybolmak, içinizde pırpır eden ilk insanı duyumsamak. Nihayetinde kendinizle daha barışık olursunuz; artık kendinize tapmaz, sadece seversiniz kendinizi başkalarıyla da daha barışık olursunuz, kimseden iğrenmezsiniz artık, onlara canı gönülden merhamet duyarsınız.
Her gün yalnız başına düzenli olarak yürür. Ağır ayakkabılarıyla toprağı çiğnemek, koruluklarda kaybolmak, kadim ağaçların arasında dönüp durmaktır yaptığı. Yalnızdır ve hayvanlarla ağaçların boğuk homurtularıyla, yaprakların arasında dans eden rüzgârın nefesi ile dalların tıkırtı ve gıcırtılarıyla sarmalanmış, daha ziyade dolmuştur. Yalnız ve doymuştur.