Mübalağasız denilebilir ki Türk meselesi İran için hayat memat mes'elesidir.
Türklerin İran için pek mühim ve elzem bir unsur olduğunu şüphesiz herkes bilir ve kabul eder...
İran'a geçen bir yolcu hiçbir şeyde yabancı kokusu bulamaz. Ferdi ve içtimai hayatın maddi ve manevi bütün tezahürat ve hususatı taklitten vareste ve İran markasıyla damgalanmış gibidir. Yiyip içmeleri, giyinip kuşanmaları, döşeme ve dayamaları zevk, süs ve eğlenceleri, raks ve musikileri, şikeste yazıları ve nazım gibi ahenkdar kitap okuyuşları, an'ane hükmüne geçmiş muayen ve değişmez kaidelere tabi tutulur.
İran şehirlerinin uzun çarşı ve pazarlarını dolduran mağaza ve ticarethanelerin ve türlü türlü esnaf dükkanlarının en aşağı yüzde doksan beşden fazlası mutlak İslamlar elindedir. Şüphesiz iktisadiyyata İslamların sahip ve hakim olmasındandır ki Ermeni ve Yahudi gibi gayrimüslim unsurlar teksir edemeyerek sönük, zayıf ve çok ehemmiyetsiz bir adet ve mevkide kalmışlar ve iftirak veya muhtariyyet gibi emeller şöyle dursun, memleketin mukadderatı siyasiyyesinde en küçük bir rol oynamak kudret ve kabiliyetini de kazanamamışlardır.