İlk günlerde bana pek tiksinti verici bulduğum bir kibarlıkla davrandılar. Bir gardiyanın yakın ilgisi giyotin sehpasını hissettirir. Ne mutlu ki, birkaç gün sonra bana da diğer mahkumlara olduğu gibi kaba davranmaya ve aklıma sürekli celladı getiren o alışılmadık nezaket ayrıcalığından beni yoksun bırakmaya başladılar.
Ölüm kararından sonra hiçbir şey bana önceki gibi görünmüyordu. Bu ışıklı geniş pencereler, bu güzel güneş, bu mavi gökyüzü, bu güzel çiçek artık bir kefenin rengi gibi beyaz ve solgundu.
Karnın dolu olsun yeter Gılgamış, sen ona bak,
gece gündüz eğlenmene bak,
gününü gün et, keyif sür,
çalgılarla gece gündüz gül oyna,
hep güzel giysiler olsun üstünde,
başın temiz olsun, bedenin yıkanmış olsun,
elinden tutan yavruna bak,
karın mutluluğu tatsın göğsünde,
budur insanoğlunun tek yapacağı