Mustafa Mutlu

Mustafa Mutlu
Parmak uçlarına basa basa çekilip gidiyordu gece. Sanki yorgunluk çıkarmıştı, kanaatkardı, bu kadarı yeterdi ona. Uzak, hafif sesler duyuluyordu. Bir göçmen kuş, rüya görüyordu belki, belki bitkiler büyüyordu. KÖR BAYKUŞ
Babası bu son zamanlarda onu avcılığa alıştırmaya çalışıyor idiyse de Salime ısrarla kaçıyor, tüfenk patlayacak diye kulaklarını tıkıyor ve av kuşlarına, av ördeklerine bakıp bakıp acıyordu.
Sayfa 87·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ayastafanos kırdı. Orada toprağa yakın yaşanıyordu. Bahçenin bir köşesinde bir tahta kanape vardı. Orada oturunca insanın kalbi sahrai bir zevk duyuyordu.
İhtiyar Çerkesin evvela tükenmez bir husumeti ve kini vardı, yalıda Canip Beyin içini sıkacak her ne lakırdı varsa ertesi gün çarşaflanıp Ayastafanosa gider ve derhal evvela lakırdıyı en müessir bir şekilde Canip Beyin karşısında söyler, sanki ondan intikam alırdı.
Sayfa 85·Kitabı okuyor
Elçi Efendi gelüp seyredecektir deyu ne kadar dokunmuş hazır mevcut kilimler var ise, hepsini kârhânenin duvarlarına asmışlar.
Sayfa 76·Kitabı okudu