Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
MirasMiras Memduh Şevket EsendalMemduh Şevket Esendal 'ın yazdığı bu romanda, II.Abdülhamid döneminde İstanbul'da yaşayan Silahtar Ali paşa ve ailesinin yozlaşıp çöküşü anlatılıyor. Miras yüzünden aile fertleri birbirine düşer. Konak zamanla dağılır. Herkes başka yerlere gider. Olaylar genellikle Asım, halası, amcası onların aileleri, ve evlerinde yaşayanların hayatları çevresinde geçiyor. Asım'ın taşradan İstanbul'a halasının yanına gelmesiyle aile üyeleri tekrar birbirleriyle görüşmeye başlıyorlar. Asım bir iş bulamıyor halasının yanında kalıyor. Roman bir sonuca ulaşmadan yarım kalmış. Yazarın romanı tamamladığı fakat bulunamadığı söyleniyor. Türk edebiyatı türünde güzel bir eser. Herkese bol kitaplı günler dilerim..
İnceleme
MirasMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2003298 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2017 43. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2017 15:10
Memduh Şevket Esendal'ın yayımlanmış 3. romanı olan Miras,tefrika edilmiş ilk romanıdır.Bu nedenle ilk romanı olduğu söylenebilir.1924 yılının sonlarında Mesken Gazetesi'nde her sayıda bir sayfa
Edebiyat
MirasMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2003298 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2021 69. kitabı
İlk olarak tefrika edilen Miras,konakta yaşayan,büyük bir aile olan Silahtar Ali Paşa ailesinin çözülmesini anlatır.Birbirinden  zamanla kopan aile bireylerinin kendi içlerindeki yani çekirdek ailelerindeki sorunlar, Asım'ın üzerine almak istediği bir mal için aile bireylerine yaptığı ziyaretler sırasında gerçekleşen olaylar ile aktarılır. Dönem 2.Abdülhamid dönemidir.Romanda ,ahlakta,sosyal hayatta,ekonomide olan değişimlerin büyük bir aileye  yansıması işlenir.Bu aileyi ayakta tutan ,”gelenek"i temsil eden kişinin vefatı ile miras kavgası başlar.Koskoca bir aile kendi içinde bölünür.Çekirdek aile oluşumuna girerler. Toplumdaki değişimleri birey ve bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerinde işleyen yazar,farklı dönemler olsa da bu konuyu her romanında işler. Vassaf Bey,Ayaşlı ile Kiracıları ve Miras romanlarında ülkenin temelini atacak aile yapısının önemini vurgular.Bu üç roman farklı çözülmeleri işler; büyük ailenin çözülüşü,ideal çekirdek aile ve çekirdek ailenin çözülüşü yani çekirdek aile içinde bireyselleşme. Roman 2.Meşrutiyet öncesini özellikle 1908 öncesini anlamak,özellikle devlet içindeki çöküşü ,devlet dairelerindeki rüşvet olaylarını,siyasi değişimin sokağa yansımasını kavramak adına da önem taşır.Roman kahramanı Asım'ın, meşrutiyet,padişaha karşıt olan olmayanlar arasındaki yerini alışı,Asım'ın yeni girdiği gruplar çevresinde politik dedikodularla işlenirken,döneme ait birçok ayrıntı hakkında roman yine bilgi aktarır.
MirasMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2003298 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 22:06
Tam bir dönem romanı. Köşk hayatı, eski İstanbul, Meşrutiyet, Kanuni Esasi vs vs. Okurken genelde akıcı ve çok zek aldım. Ancak sonlara doğru Meşrutiyet ve siyasi anlatilarla ilgili bölümler beni biraz sıktı. Bazi karakterler için gereksiz yere ayrıntılar verilmiş. Örneğin Toksi gibi. Kitabın ön sözünde de belirtildiği üzere eserin son bölümleri kayıp. Kitapta son cümleyi okuyup bitirdiğimde keşke kayıp olan bölümlerde olsaydı diye çok içimden geçirdim. Herkese keyifli okumalar..
MirasMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2003298 okunma
Dili ağır ve süslü
Puan vermedi·288 syf.··
2023 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2023 11:42
Olay Asım adinda mirasyedilige aday bir arkadaşın etrafında dönüyor Silahtar Ali Paşa'nın ölümü ile başlayan hikaye Asımin Saide ve Salime arasindaki aşk geçişlerinde gidip geliyor... Bir de Asımin halasindan kalacak olan değirmen var ki bu Asımin hayatında bir piyango bileti gibi halasının ölümünu bekler bir döngü içinde gidip geliyor.
MirasMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2003298 okunma
7/10
·248 syf.··
2025 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 20:52
Köşkte yaşayan kalabalık bir ailede, aile büyüğünün ölmesi sonucu, bağları zayıflamış fertlerin mirastan paylarını alarak her birinin bir tarafa savrulması ile başlayan hüzünlü bir hikâye. Sonrasında gelişen olaylar ise bana biraz Dostoyevski 'nin Stepançikova köyünü hatırlattı. Parasız bir gencin zengin akrabasının yanına para için gelmesi, bu gencin ev halkı tarafından sevilmesi. Köşkte kâhya konumunda bulunan bir kişinin evsahibesini ve herkesi manipule etmiş olması ve gelen bu genç akrabayı kendisi için bir tehdit görerek ondan kurtulma planları yapması... gencin ise her şeyin farkına varmasına rağmen pasif bir duruş sergilemesi gibi. Hikayenin konusu aslında sıradan olmasına karşın yine de ilgiyi kendine çekiyor, sadece sonu bende ciddi bir hayal kırıklığı yarattı, sanki daha yazılmış bir çok sayfa varmışta kaybolmuş ve yarıda kalmış gibi!.. Yine de hoş, okuması keyifli bir romandı.
MirasMemduh Şevket Esendal · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023298 okunma
1920'lerde yaşayan bir münekketmişim gibi
Puan vermedi·248 syf.··
2024 44. kitabı
Yarı otobiyografik mahiyette kaleme alınmış bu eserde, müellif kendi ailesini bir nebze resmetmiştir. Müellifin Fatih’te vaki Karabeyler Konağı dahi, romanda tasvir olunduğu üzere, yıkılmıştır. Ancak
MirasMemduh Şevket Esendal · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023298 okunma
8/10
·296 syf.·
2024 14. kitabı
Abdülhamit döneminde geçen ve Silahtar Ali Paşa ve ailesinin konu edildiği Miras, büyük bir konakta yaşayan kalabalık ailenin yozlaşmaya dayalı olarak çözülmesi ve konaktaki küçük çekirdek ailelerde yaşanan sorunları anlatmakta. Roman, Meslek isimli Gazetede her gün bir sayfa olarak yayımlanıyorken gazetenin kapanması ile yarım kalmış. Eser tamamlanarak bir basımevine teslim edilmişse de tam olan nüsha da kaybolmuş.
MirasMemduh Şevket Esendal · İthaki Yayınları · 2023298 okunma
6/10
·296 syf.··
2023 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2023 13:06
#okudumbitti Memduh Şevket Esendal - Miras Yazarın kalemiyle bu kitap sayesinde tanıştım. Kitap tamamıyla eski öz Türkçe ile yazılmış haliyle okurken biraz zorlandım. Ağır ilerleyen bir okuma oldu benim için. 2. Abdülhamid dönemindeki Silahtar Ali Paşa Ailesi' nin yaşamına konuk oluyoruz bu kitapta. Babanne vefat edince tabiki hepimizin bildiği gibi herkes miras derdine düşüyor. Babası vefat etmiş olan Asım Bey ise halası' ndan eski değirmeni istemek için halasının evine gider fakat işler beklediği gibi yolunda gitmez.. Kitapta sadece miras konusu işlenmemiş onun dışında Asım ve Salime' nin hiç başlayamayan aşkı, Osmanlı dönemindeki sokak hayatı hakkında da bilgiler mevcut. Siz Türk Edebiyatı okumayı sever misiniz? Önerdiğiniz kitaplar neler? Muhtaç olup birisinin kapısına gelmek ne kadar güçtü. Bereket versin insan unutabiliyor! Eline fırsat geçince bundan istifade etmeyen insan da acaba insan mıdır? MirasMiras
Edebiyat
MirasMemduh Şevket Esendal · İthaki Yayınları · 2023298 okunma
Miras İncelemesi
6/10
·296 syf.··
2025 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 08:37
Memduh Şevket EsendalMemduh Şevket Esendal ’ın okuduğum 2. Kitabı. Ancak Ayaşlı Ve KiracılarıAyaşlı Ve Kiracıları kitabında aldığım tadı MirasMiras ’ da alamadım. Sanki MirasMiras bir parça Memduh Şevket EsendalMemduh Şevket Esendal ’ın acemelik dönemine denk gelmiş gibi. Dönem II. Abdülhamid
Türk Edebiyatı
MirasMemduh Şevket Esendal · İthaki Yayınları · 2023298 okunma

Yazar Hakkında

Memduh Şevket EsendalYazar · 25 kitap
Türk edebiyatının tanınmış bir öykü yazarı olan Esendal edebiyatçılığının yanı sıra Tahran, Bakü ve Kabil'de büyükelçilik, TBMM'de dört dönem milletvekilliği, 1941-1945 yılları arasında CHP Genel Sekreterliği yapmış olan diplomat ve siyasetçidir. En çok bilinen eseri 1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıdır. 1883 yılında Çorlu’da dünyaya geldi. Babası Mehmet Şevket Bey, annesi Emine Şadiye Hanım’dır. Varlıklı bir çiftçi ailesinin 3 oğlundan ikincisi idi. Edirne Lisesi'nde eğitim görmüştür. Savaş ve göçler yüzünden çocukluğunda düzenli bir eğitim görme fırsatı olmadı; kendi kendisini yetiştirerek Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Ailesi Balkan Savaşı ve Bulgar baskınları nedeniyle çiftliklerini bırakıp İstanbul’a göç etmişti; savaştan sonra tekrar Çorlu’ya dönüldüyse de I. Dünya Savaşı’nın başlaması ile ailesi ile tekrar İstanbul’a geldi. Ailesi tüm mal varlığını kaybettiği için geçim sıkıntısı çekerek büyüdü. 1907’de babasının ölümü üzerine ailesinin geçimini üstlendi ve memuriyete başladı. 1908’de dayısının kızı Ayşe Faide Hanım ile evlenen Memduh Şevket Bey’in bu evlilikten Mehmet (1912), Ahmet (1915) ve Emine (1923) adlı üç çocuğu dünyaya geldi. 1906’da İttihat ve Terakki Cemiyetine üye oldu. Fırka’ya girişi Kara Kemal önderliğinde oldu. Başlangıçta ücretli bir eleman olarak cemiyette yer alırken sonradan ittihatçılığı benimsedi. Cemiyet içinde oluşan “mesleki temsilciler” grubunda Kara Kemal ve Ali İhsan (İloğlu) ile birlikte yer aldı. Esnaf Odaları Mümessilliği, Anadolu Vilayetleri Müfettişliği gibi görevler üstlendi. Müfettişlik görevi sayesinde Anadolu’yu gezme, Anadolu insanını tanıma fırsatı buldu. I. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’daki beslenme sorunu ile ilgili olarak görevler aldı. Teşkilat-ı Mahsusa adlı gizli birlik bünyesinde I. Dünya Savaşı’na katılmasına karar verilince İstanbul’dan ayrıldı. 1915’te cemiyetin Ankara temsilcisi oldu. İşgalci İngiliz kuvvetlerinin İstanbul’daki İttihat ve Terakki merkez binasını bastıkları 13 Kasım 1918 günü orada bulunan Memduh Şevket, kaçmayı başardı. İstanbul hükûmeti tarafından kovuşturmaya uğrayıp takip edildiği için İstanbul’un değişik yerlerinde ve İtalya’da bir süre saklandı. 1920’de işgale karşı ulusal direnişin lideri Mustafa Kemal’in çağrısı üzerine Ankara’ya gitti. 1921’de Ankara’daki millî hükûmetin ilk yurt dışı temsilciliğini açtığı Bakü’ye "orta elçi" olarak gönderildi. Görevi, öncelikle Kafkaslar'da ve Rusya içlerinde I. Dünya Savaşı'ndan kalma Türk esirlerinin Anadolu'ya getirilmesi ve silah, cephane nakliyatı idi. Bakü’deki Türk esirlerin yurda dönmeleri konusunda büyük emek sarf etti. Rusya’da seferberlik ilanından sonra Azerbaycan’daki Türk tebaanın Ruslar tarafından askere almasını önledi. Mayıs 1922’de Azerbaycan’da Arap alfabesinden Latin alfabesine dönme girişimi olduğunda bu süreci yakından takip etti ve konu hakkında Ankara’ya rapor yazdı. 1924 yılında Rusya’nın bağımsız Azerbaycan Devleti’ne son vermesi üzerine Bakü’deki Türk temsilciliği kapandı ve Memduh Şevket Bey yurda döndü. 1925 yılında yurda döndüğünde Mekteb-i Sultani ve Kabataş Lisesi‘nde coğrafya öğretmeni olarak atandı. O sene eski ittihatçı arkadaşları ile birlikte “Meslek" adlı bir haftalık siyasi gazete çıkardı. Amaç, mesleki temsilcilik düşüncesini Cumhuriyet dönemi Türkiyesi’ne taşımaktı. Memduh Şevket Bey’in ilk öyküleri Meslek gazetesinde yayınlandı. Aynı gazetede Miras adlı romanı tefrika edildi. Hayatı boyunca resim yapmayı da hep sürdürmüş olan Memduh Şevket Bey, bu gazetede resim ve karikatürler de yayımlamış ve bazı karikatürleri yüzünden kovuşturmaya uğramıştır. Yayın, iktidar tarafından hoş karşılanmamış ve kapatılmıştır. Memduh Şevket Bey, 1925 yılının sonunda yeniden yurt dışında elçilik ile görevlendirildi ve Tahran’a elçi atandı. İki devlet arasında istenmeyen olayların meydana geldiği gerekçesiyle (Ağrı isyanı sırasında Türk ordusunu İran topraklarına girmesi) 1930 yılında Tahran elçiliğinden istifa etti. Tahran’dan döndükten sonra Mustafa Kemal’in emri ile CHP Merkez İdare Heyeti’ne alınan Memduh Şevket Bey, 1931-1933 yılları arasında Elazığ milletvekili olarak TBMM’de yer aldı. 1932’de ilk Türk Dil Kurultayı’na Elazığ milletvekili olarak katıldı. Kabil büyükelçiliğine atanması nedeniyle 1933’te milletvekilliğinden istifa etti. 1933-1941 arasında Kabil Büyükelçiliği görevlerinde bulundu. Komünist rejim baskısından kaçıp Afganistan’a sığınmış Türkmen çocukların Türkiye’ye gönderilip eğitim görmelerini sağladı. II. Dünya Savaşı’nda ülkenin Alman-İtalyan nüfuzuna girmesini engelleyip Sadabat Paktı’nda yer almasını sağlamada rol aldı. Daha önce Vakit gazetesinde tefrika ettiği Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanını Kabil elçisi olduğu dönemde, 1934 yılında yayımladı. Bu, onun kitap olarak yayımlanan ilk romanıdır. Soyadı Kanunu çıktığında kendisine Esendal soyadını İsmet İnönü verdi. 1941’de kendi isteğiyle Kabil’deki görevinden ayrıldı. Kabil’den yurda dönüşünde hayatını kaybeden Bilecik milletvekili Salih Bozok’un yerine meclise girdi. VI., VII., VIII. Dönem TBMM’de Bilecik milletvekili olarak yer aldı. Dördüncü Türk Dil Kurultayı’na Bilecik milletvekili sıfatı ile katıldı. 1942-1945 yılları arasında CHP Genel Sekreterliği görevini üstlendi. Partinin gençleşmesi için uğraştı ve 35’ler Hareketi’nin gelişmesine destek oldu. 1945 yılında, Genel Sekreterlik görevinden kendi isteğiyle ayrıldı. Genel Sekreterlik görevini bıraktıktan sonra sadece edebiyatla ilgilendi ve yapıtlarını derleyip kitaplaştırmakla uğraştı. Öyküleri, Sanat ve Edebiyat, Seçilmiş Hikâyeler, Ulus, Ülkü, Hisar, Pazar Postası, Türk Dili gibi gazete ve dergilerde yayınlandı. Siyasetçi ve edebiyatçı kimliklerini ayrı tutmak için yazılarında M.Ş.E, Mustafa Memduh, Mustafa Yalınkat, M. Oğulcuk, İstemenoğlu gibi takma isimler kullandı. Yaşamının yalnızca dokuz yılında (1923-1926, 1946-1952) ciddi biçimde edebiyatla uğraşmasına rağmen Türk öykücülüğünün önemli bir ismi oldu. Durum hikâyeciliğinin Türk edebiyatındaki temsilcisidir. Yazdığı öykülerin sayısı 224'ü bulur. En çok bilinen eseri 1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıdır. Esendal, beyin kanaması sonucu 16 Mayıs 1952 gecesi Ankara’da hayatını kaybetti. Cenazesi Ankara Cebeci Mezarlığı’na defnedildi. Esendal’ın anılarını yazdığı ve ölümünden 30 yıl sonra yayımlanmasını istediği bilinmekle birlikte söz konusu hatıralar bulunamamıştır. Çocuklarına yazdığı mektuplar Oğullarıma Mektuplar (2003) ve Kızıma Mektuplar (2001) adı altında kitaplaştırılmıştır. Esendal'ın Türk Edebiyatı'na getirdiği en önemli yenilik, ele aldığı konuları büyük bir sadelikle işlemesidir. Bu konular yine sıradan insanların yaşamları etrafında gezinir. Öykücülüğe başladığı ilk yıllarda, dilde sadeleşmenin öncüsü olan Ömer Seyfettin'in izinden giden Esendal, ustalık dönemine eriştiğinde, hem Ömer Seyfettin'den, hem de kendi çağdaşlarından daha sade ve düzgün bir dille yazmıştır. Üslubunda Çehov'un etkileri açıkça görülür. Hatta bazı öyküleri Çehov'dan yapılmış uyarlamalardır. Ancak bu etki, yazım tarzı, dildeki sadelik, kişilerin seçilişi ile sınırlı kalır. Esendal, Çehov'un karamsar bakışını tekrarlamaz. Kendi deyişiyle insanlara yaşamak için ümit, kuvvet ve neşe veren yazılardan hoşlanır, insanları mutfak paçavrasına çeviren ve yeise düşüren yazılardan hoşlanmaz.