Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·216 syf.·
2018 156. kitabı
İsmini hepimizin bildiği ancak yine birçoğumuzun okumaya yönelmediği, belki de ileride unutulmaya yüz tutacak bir yazar Memduh Şevket Esendal Anadoluyu karış karış gezmesinin, girmiş olduğu siyasal yaşamının izlerini taşıyor öyküleri. O, Anadolu insanının cahillik ile boyun eğme, razı olma gibi durumlarını, o samimi yaşamlarını yalın ve akıp giden bir anlatım ile yansıtmış. Kulaç ata ata ilerledim bu sefer. Yüzerek kıyılara vardım. Tek tek öykü adalarına ulaştım. Adaların hepsinden bahsedemem. İrili ufaklı birçok ada vardı. Kimisinde dinlendim düşündüm, kendi adamla karşılaştırdım, kimisinde de uzaktan el sallayıp tebessüm ederek yüzmeye devam ettim. Bir ada vardı ki Hayriye Hanım 'ın ince ve düşünceli oluşuyla, kocasına olan sevgisinin büyüleyici etkisiyle karşılaştım. Küçük ama sevgi kaplı bu adadan ayrılarak bu sefer olumsuz bir havayla karşılaştım. Ali Rıza Efendi pek dertliydi. Karısı ve kaynanasının dedikoduculuklarından dert yanıyordu. Oturdum dinledim onu. Teselli etmeye çalıştım. Daha sonra ayrılık vakti geldi. Otlakçı ile karşılaştık bu sefer. Mahmut idi ismi. Aman efendim herkesten tütün otlanıyordu. Hem de iyi tütünleri kendi alıyor kötüleri sahibine bırakıyordu uyanık. Bir laf da denmiyor, suçlu siz oluyordunuz. Her neyse fazla durmayım burada dedim. Bir de cebime baktım ki sigaralarımı yürütmüş çakal! Son bir dal kalmış. Onu da kaptırmayım diye koştum denize hemen. Sıradaki küçük adada ise bir mektupla karşılaşıverdim. Yazık bir kadın yazmış. Kocasından boşanacağı yazılıydı. Açgözlülük ve türlü üç kağıtçılıkla zengin olan kocasının yerine, alnının teriyle az ama öz yemek yemeği yeğlediğini anlatmıştı. Övüneceği kürklü mantolar yerine, üç kuruş da olsa ellerinde huzur olmalıydı onun için. Takdir ettim bu kadını. Nerde öyle
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 20161,302 okunma
7/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2022 444. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2022 22:05
Cümleten merhaba arkadaşlar. Otlakçı kitabı, Bilgi yayınlarının çok daha evvelden yayımlanan ve Hikayeler 1 adıyla da geçtiğimiz aylarda düzenleme şansımızın olduğu Temiz Sevgiler kitabı olduğunu belirtelim. Bu bilgiyi aldık ama kitabı elde edemedik. İçerikteki hikayeleri bir kıyaslama şansımız olmadı haliyle. 25 hikaye de bu kitapta bulunmakta. Gençlik, Kayışı Çeken, Arabacı Ali, Bir Eğlenti, Otlakçı, Döğüş, Mülahazat Hanesi, Köye Düşmüş, Bir Kadının Mektubu, İki Kadın, PAzarlık, İki Ana İki Kız, Türbe, Haydar Beyin Sakalı, Söylüyor, Deli, Yirmi Kuruş, Bildim, Seni Kahve Paklar, Ev Ona Yakıştı, Asılsız Bir Sözün Esası, Eşek, Hastanenin Yemek Tablası, Düğün Dönüşü, İşin Bitti. Hikayelerden dikkat çekeni ise Ev Ona Yakıştı hikayesinin tek başına ayrı bir cilt olarak eski basım versiyonunun olması. Bu da o iki ciltteki toplam 50 hikayenin yeni 2 kitapta karışık paylaşıldığını gösterir. Kafa karışıklığı olmaması adına o cildi okumak isteyen eski basım seven arkadaşlar kusura bakmasınlar ama Mendil Altında ve Otlakçı isimli iki yeni eseri önereceğiz. Yine toplum sorunlarının öne çıkmadığı ama hikayeler arasında sosyal yaşamın izlerinin taşındığı eserler görüyoruz. Biraz da sanırım günlük yaşam ve ekonomi olarak yazılan kısımlar ilgimi çekti. Tabii bunların yanında benim en çok ilgimi çeken kısım Anadolu insanı üzerine yazdıkları. Yani onlarla dalga geçen çok olur, bilhassa konuşmaları ve olaylara yaklaşımları ile espri şeklinde dalga geçen çoktur ama yazarda biraz da sanırım her bölgeyi gezip görmesinin de etkisiyle Anadolu Samimiyeti diyebileceğimiz bir tür anlatımla bizleri buluşturuyor o insanlarla. Bu yönü onun için büyük bir artı tabi. Yazarı tanımak ve okumak isteyenlere önerebileceğimiz bir kitap diyebiliriz. Öykülere baktığımızda ise sanıyorum bu ‘Otlakçılık’
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 20161,302 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2019 31. kitabı
Uzun zamandır hikâye okumuyordum Herhalde liseden beri. İyiki okudum iyi oldu, iyi geldi. Birçok yaşantıya şahit oldum, okurken hiç sıkılmadım. Güldüm, üzüldüm, umutlandım, sinirlendim yani; ayan beyan kitabı yaşadım. Kaç yıl olmuş, uzun zaman geçmiş fakat o kadar açık ve anlaşılır bir dille yazılmışki, her yaşa hitap ediyor okuyucu Kitlesi çok esnek, çok geniş. Günlük dil ancak bu kadar güzel kullanılabilirmiş.  Hele bir de öğütleri, ana fikirleri, mesajları yok mu! Tamamen eğitici bir kitap, anlamak isteyene neler anlatıyor neler. Gerken ilgiyi görmesi gerekiyor, her kitaplıkta olması gerekli Sevgiyle
1000Kitap
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 20161,302 okunma
Geçmişin tadı bir başka!
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
Çok severek okuyacağınız kısa kısa hikayelerle dolu bir kitap. Beni yer yer gülümsetti, keyif almamı ve Memduh Şevket'i tanımamı sağladı. Hikayelerinde bazen eski İstanbul sokaklarında yürüyorsunuz bazen anadoluda bir köydesiniz. Çoğunlukla esnafın muhabbetine ortaksınız. Yeşilçam veya Kemal Sunal filmlerine çok benzettim. Dönemi çok iyi yansıtan bir eser. Yazarımız yeri gelmiş halkın dertlerini yazmış yeri gelmiş halk arasında dolaşan lakırdıyı yazmış. Eleştiri niteliği taşıyan cümleleriyle süslemiş. Eskiyi yaşamak ve zaman makinesini kullanmak istiyorsanız keyifli okumalar dilerim.
Hikaye
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 20161,302 okunma
bir M.Ş.E klasiği...
7/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2022 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2022 11:09
Cumhuriyetin ilk yıllarında yazılan memleket öyküleri. Yurdum insanı, günlük yaşamlar, sosyo ekonomik konular naif bir dille o kadar güzel anlatılmış ki en kısa, en basit ve sıradan görünen öykülerinde bile mutlaka bir sürpriz var. Pırıltılı, kederli, komik ve şaşırtıcı bir şekilde bir yerlere dokunuyor insanın içinde. Keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 20161,302 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2019 46. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2019 19:28
Memduh Şevket Esendalın bu hikaye tarzındaki romanı, Anadoluyu karış karış gezmesi ve siyası olaylarından yaşadığı dramlarının izinlerini bu romana taşımış. Bu romanda arı bir Türkçesiyle birbirinden güzel, saf, samimi Anadoluya öz kısa kısa hayattan kesitleri kaleme almış.
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 20161,302 okunma
7/10
·209 syf.·
2018 391. kitabı
Memduh Şevket Esendal ya da takma isimleriyle söyleyecek olursak "M.Ş , M.Ş.E , Mustafa Yalınkat , Mustafa Memduh , M. Oğulcuk" un öykü kitabı olan "Otlakçı" kesinlikle güzeldi. Karşılaştırma yapılacak olursa ( ki aslında buna gerek yok her yazar , öykücü kendine özel elbette ) Sait Faik'in öyküleri kadar etkilemedi beni ancak yine de okunması , ihtimam gösterilmesi gereken bir yazar olduğunu düşünüyorum. Kitabın içeriğinden bahsedecek olursam toplamda 25 tane öyküden oluşuyor ve hepsi de bizden , içimizden , Anadolu'dan. Dolayısıyla dili inanılmaz sade , eski kelimeler de geçiyor tabii ki ama kitabın sonunda "Açıklamalar" kısmında bu eski kelimelerin geçtiği öyküleri adlarıyla birlikte kelime kelime açıklama gereği duymuşlar bence bu gerçekten çok hoş ve gerekli. Özellikle ben bilmediğim kelimeleri not ettiğim için fazlasıyla verimli bir okuma oldu. Kitabın başında da kısaca Esendal'ın hayatı ve öykülerin değerlendirmesini de okumak isteyen okurlar için Dr. Mustafa Şerif Onaran'ın Türk Dili Dergisi'nin Türk Öykücülüğü Özel Sayısında ( Temmuz 1975 , sayı 286 , s.34-44 ) yayımlanan "Esendal" yazısını da öykülere geçmeden önce paylaşmışlar ki bence bu da Esendal'ı tanımak , kişiliği , görüşleri , ilk öyküleri , öykülerin dökümü , öykülerinin yapısı , toplumun ve toplumsal bakış açısının eserlerinde ele alınış şekli , yaşama bakışı , dili hakkında fikir edinmek için yerinde bir hareket olmuş. Kısacası , sade ve halkın içinden öyküler okumak istiyorsanız başvurmanız gereken bir kitap. NOT : Bahsettiğim dergideki olan yazıda da altını çizdiğim birkaç yer oldu onları da paylaşmak isitiyorum; • Halkı kazanmak için önce onu sevmek gerektiği görüşündeydi. Söyleşilerindeki , öykülerindeki o ince hoşgörüde , o gülümseyen bağışlamada bu insan sevgisinin izi yok mu ? • Buna göre
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 20161,302 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2024 673. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2024 17:21
İnsan ve toplum anlayışımızın çağdaşlaşması, dilimizin özleşmesi yolunda büyükatılımlar yapan I. Dünya Savaşı kuşağının Türk yazınında başlattığı gelişme içinde Memduh Şevket Esendal'ın önemli bir yeri vardır. Geniş ve çok yönlü gözlem gücüyle, yalın bir anlatımın ustaca birleştiği ilk seçkin ürünler Esendal'ın imzasını ta- şır. Bu yetkinliğin yanısıra hümanist bir duyarlığı sürekli ön planda tutarak, olay dokusunda temel toplumsal dinamikleri eksen alması, onu, özgün ve kalıcı bir sanat evreni yaratabilmiş büyük yazarlar düzeyine çıkarmaktadır. Çeşitli toplum katlarından gelen kişileri, özellikle küçük ve sade insanları bütün ruhsal durumlarıyla derinlemesine somutlaştıran Esendal, gerçek bir sanat eseri yaratmanın yanısıra, Anadolu insanını tanımanın; geçmişten günümüze, günümüzden geleceğe doğru halkımızın hayat sürecini kavramanın en zengin kaynaklarını sunuyor. Bir soruya verdiği yanıtta, "İnsanlara yaşamak için ümit, kuvvet ve neşe veren yazılardan hoşlanırım. İnsanları yoğunmuş mutfak paçavrasına çeviren ve yeise düşüren yazılardan hoşlanmam" diyor MEMDUH ŞEVKET ESENDAL İşte OTLAKÇI'daki öyküler doğaya, insanlara arı duru bir sevgiyle bakan; gerilimleri bile yumuşak ve sevecenlikle kar- şılayan bir anlayışın ürünüdür. Öyküleri okuyan herkesin daha ilk sayfalarda hayranlıkla göreceği gibi, bilgece bir hoşgörü, engin bir iyimserlik kaynağıdır ESENDAL'ın sanatı. Soyuttan arınmış gözlemleri, alabildiğine derin ve gerçekçi boyutlarıyla, her dönemin yapıtı olabilecek öyküler bırakmıştır büyük usta.
Hayata Dair
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 20161,302 okunma
8/10
·216 syf.··
2020 9. kitabı
Türk Öykücülüğünde Sait Faik Abasıyanıktan sonra Memduh Şevket Esendal gelir benim için. Bu kitapta da Şevket Esendal'ın akıcı ve kısa öyküleri yer almakta. Kitaptaki öyküler bilhassa Atatürk Dönemi Cumhuriyeti'nin ve Osmanlı'nın son zamanlarındaki dönemler konu edinmiştir. Kitapta toplumsal olaylar konu edinirken bir bakıma da eleştiri yapmakta Şevket Esendal. Ve yaşadığı dönemi çok iyi bir üslupla kendine özgün bir biçimde anlatmaktadır. Kısıtlı vakitlerinizde kitabı açıp 1-2 öykü okuyabilceğiniz değerli bir kitaptır.
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 20161,302 okunma
Anadolu İnsanı
Puan vermedi·216 syf.··
2021 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2021 12:55
Cumhuriyet kurulduktan sonra Anadolu'nun kültür catışmasını seziyoruz. Harf inkılabından sonra yepyeni bir dil ile karşılaştıklarını söyleyen insanlara bakıyoruz ki Osmanlı Türkçesi'nin kalıplaşmış deyimlerine yabancı. Burda büyük yazar ve diplomat MŞE devreye giriyor ve bizlere şu soruları yöneltiyor : Kardeşim sen "üzüntü sözcüğüne müteessir" dediğinde, "hor görme sözcüğüne istihfaf" dediğinde kültürlü olmuş mu sanıyorsun ? Memduh Şevket Esendal o dönemde arapça farsça kelimeler kullanıp Anadolu insaninin konuşmasına alayci yaklaşan kesimi çok güzel tokatlıyor. Ufak ufak küçük bu öykülerini ari bir Türkçeyle kaleme alıyor, kendisi öykülerinde insanları neşelendirmeyi amaç edinmiş. Diyor ki: İnsanlarin üzülecek bunca şeyi varken bir de ben kalemimle onları üzmeyeyim. İstabulda yaşayan zengin kesim Anadoluyu iteklerken o Anadolu'yu yüceltmek için ellerini kaldırmış bir isim.
Edebiyat
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 20161,302 okunma

Yazar Hakkında

Memduh Şevket EsendalYazar · 25 kitap
Türk edebiyatının tanınmış bir öykü yazarı olan Esendal edebiyatçılığının yanı sıra Tahran, Bakü ve Kabil'de büyükelçilik, TBMM'de dört dönem milletvekilliği, 1941-1945 yılları arasında CHP Genel Sekreterliği yapmış olan diplomat ve siyasetçidir. En çok bilinen eseri 1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıdır. 1883 yılında Çorlu’da dünyaya geldi. Babası Mehmet Şevket Bey, annesi Emine Şadiye Hanım’dır. Varlıklı bir çiftçi ailesinin 3 oğlundan ikincisi idi. Edirne Lisesi'nde eğitim görmüştür. Savaş ve göçler yüzünden çocukluğunda düzenli bir eğitim görme fırsatı olmadı; kendi kendisini yetiştirerek Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Ailesi Balkan Savaşı ve Bulgar baskınları nedeniyle çiftliklerini bırakıp İstanbul’a göç etmişti; savaştan sonra tekrar Çorlu’ya dönüldüyse de I. Dünya Savaşı’nın başlaması ile ailesi ile tekrar İstanbul’a geldi. Ailesi tüm mal varlığını kaybettiği için geçim sıkıntısı çekerek büyüdü. 1907’de babasının ölümü üzerine ailesinin geçimini üstlendi ve memuriyete başladı. 1908’de dayısının kızı Ayşe Faide Hanım ile evlenen Memduh Şevket Bey’in bu evlilikten Mehmet (1912), Ahmet (1915) ve Emine (1923) adlı üç çocuğu dünyaya geldi. 1906’da İttihat ve Terakki Cemiyetine üye oldu. Fırka’ya girişi Kara Kemal önderliğinde oldu. Başlangıçta ücretli bir eleman olarak cemiyette yer alırken sonradan ittihatçılığı benimsedi. Cemiyet içinde oluşan “mesleki temsilciler” grubunda Kara Kemal ve Ali İhsan (İloğlu) ile birlikte yer aldı. Esnaf Odaları Mümessilliği, Anadolu Vilayetleri Müfettişliği gibi görevler üstlendi. Müfettişlik görevi sayesinde Anadolu’yu gezme, Anadolu insanını tanıma fırsatı buldu. I. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’daki beslenme sorunu ile ilgili olarak görevler aldı. Teşkilat-ı Mahsusa adlı gizli birlik bünyesinde I. Dünya Savaşı’na katılmasına karar verilince İstanbul’dan ayrıldı. 1915’te cemiyetin Ankara temsilcisi oldu. İşgalci İngiliz kuvvetlerinin İstanbul’daki İttihat ve Terakki merkez binasını bastıkları 13 Kasım 1918 günü orada bulunan Memduh Şevket, kaçmayı başardı. İstanbul hükûmeti tarafından kovuşturmaya uğrayıp takip edildiği için İstanbul’un değişik yerlerinde ve İtalya’da bir süre saklandı. 1920’de işgale karşı ulusal direnişin lideri Mustafa Kemal’in çağrısı üzerine Ankara’ya gitti. 1921’de Ankara’daki millî hükûmetin ilk yurt dışı temsilciliğini açtığı Bakü’ye "orta elçi" olarak gönderildi. Görevi, öncelikle Kafkaslar'da ve Rusya içlerinde I. Dünya Savaşı'ndan kalma Türk esirlerinin Anadolu'ya getirilmesi ve silah, cephane nakliyatı idi. Bakü’deki Türk esirlerin yurda dönmeleri konusunda büyük emek sarf etti. Rusya’da seferberlik ilanından sonra Azerbaycan’daki Türk tebaanın Ruslar tarafından askere almasını önledi. Mayıs 1922’de Azerbaycan’da Arap alfabesinden Latin alfabesine dönme girişimi olduğunda bu süreci yakından takip etti ve konu hakkında Ankara’ya rapor yazdı. 1924 yılında Rusya’nın bağımsız Azerbaycan Devleti’ne son vermesi üzerine Bakü’deki Türk temsilciliği kapandı ve Memduh Şevket Bey yurda döndü. 1925 yılında yurda döndüğünde Mekteb-i Sultani ve Kabataş Lisesi‘nde coğrafya öğretmeni olarak atandı. O sene eski ittihatçı arkadaşları ile birlikte “Meslek" adlı bir haftalık siyasi gazete çıkardı. Amaç, mesleki temsilcilik düşüncesini Cumhuriyet dönemi Türkiyesi’ne taşımaktı. Memduh Şevket Bey’in ilk öyküleri Meslek gazetesinde yayınlandı. Aynı gazetede Miras adlı romanı tefrika edildi. Hayatı boyunca resim yapmayı da hep sürdürmüş olan Memduh Şevket Bey, bu gazetede resim ve karikatürler de yayımlamış ve bazı karikatürleri yüzünden kovuşturmaya uğramıştır. Yayın, iktidar tarafından hoş karşılanmamış ve kapatılmıştır. Memduh Şevket Bey, 1925 yılının sonunda yeniden yurt dışında elçilik ile görevlendirildi ve Tahran’a elçi atandı. İki devlet arasında istenmeyen olayların meydana geldiği gerekçesiyle (Ağrı isyanı sırasında Türk ordusunu İran topraklarına girmesi) 1930 yılında Tahran elçiliğinden istifa etti. Tahran’dan döndükten sonra Mustafa Kemal’in emri ile CHP Merkez İdare Heyeti’ne alınan Memduh Şevket Bey, 1931-1933 yılları arasında Elazığ milletvekili olarak TBMM’de yer aldı. 1932’de ilk Türk Dil Kurultayı’na Elazığ milletvekili olarak katıldı. Kabil büyükelçiliğine atanması nedeniyle 1933’te milletvekilliğinden istifa etti. 1933-1941 arasında Kabil Büyükelçiliği görevlerinde bulundu. Komünist rejim baskısından kaçıp Afganistan’a sığınmış Türkmen çocukların Türkiye’ye gönderilip eğitim görmelerini sağladı. II. Dünya Savaşı’nda ülkenin Alman-İtalyan nüfuzuna girmesini engelleyip Sadabat Paktı’nda yer almasını sağlamada rol aldı. Daha önce Vakit gazetesinde tefrika ettiği Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanını Kabil elçisi olduğu dönemde, 1934 yılında yayımladı. Bu, onun kitap olarak yayımlanan ilk romanıdır. Soyadı Kanunu çıktığında kendisine Esendal soyadını İsmet İnönü verdi. 1941’de kendi isteğiyle Kabil’deki görevinden ayrıldı. Kabil’den yurda dönüşünde hayatını kaybeden Bilecik milletvekili Salih Bozok’un yerine meclise girdi. VI., VII., VIII. Dönem TBMM’de Bilecik milletvekili olarak yer aldı. Dördüncü Türk Dil Kurultayı’na Bilecik milletvekili sıfatı ile katıldı. 1942-1945 yılları arasında CHP Genel Sekreterliği görevini üstlendi. Partinin gençleşmesi için uğraştı ve 35’ler Hareketi’nin gelişmesine destek oldu. 1945 yılında, Genel Sekreterlik görevinden kendi isteğiyle ayrıldı. Genel Sekreterlik görevini bıraktıktan sonra sadece edebiyatla ilgilendi ve yapıtlarını derleyip kitaplaştırmakla uğraştı. Öyküleri, Sanat ve Edebiyat, Seçilmiş Hikâyeler, Ulus, Ülkü, Hisar, Pazar Postası, Türk Dili gibi gazete ve dergilerde yayınlandı. Siyasetçi ve edebiyatçı kimliklerini ayrı tutmak için yazılarında M.Ş.E, Mustafa Memduh, Mustafa Yalınkat, M. Oğulcuk, İstemenoğlu gibi takma isimler kullandı. Yaşamının yalnızca dokuz yılında (1923-1926, 1946-1952) ciddi biçimde edebiyatla uğraşmasına rağmen Türk öykücülüğünün önemli bir ismi oldu. Durum hikâyeciliğinin Türk edebiyatındaki temsilcisidir. Yazdığı öykülerin sayısı 224'ü bulur. En çok bilinen eseri 1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıdır. Esendal, beyin kanaması sonucu 16 Mayıs 1952 gecesi Ankara’da hayatını kaybetti. Cenazesi Ankara Cebeci Mezarlığı’na defnedildi. Esendal’ın anılarını yazdığı ve ölümünden 30 yıl sonra yayımlanmasını istediği bilinmekle birlikte söz konusu hatıralar bulunamamıştır. Çocuklarına yazdığı mektuplar Oğullarıma Mektuplar (2003) ve Kızıma Mektuplar (2001) adı altında kitaplaştırılmıştır. Esendal'ın Türk Edebiyatı'na getirdiği en önemli yenilik, ele aldığı konuları büyük bir sadelikle işlemesidir. Bu konular yine sıradan insanların yaşamları etrafında gezinir. Öykücülüğe başladığı ilk yıllarda, dilde sadeleşmenin öncüsü olan Ömer Seyfettin'in izinden giden Esendal, ustalık dönemine eriştiğinde, hem Ömer Seyfettin'den, hem de kendi çağdaşlarından daha sade ve düzgün bir dille yazmıştır. Üslubunda Çehov'un etkileri açıkça görülür. Hatta bazı öyküleri Çehov'dan yapılmış uyarlamalardır. Ancak bu etki, yazım tarzı, dildeki sadelik, kişilerin seçilişi ile sınırlı kalır. Esendal, Çehov'un karamsar bakışını tekrarlamaz. Kendi deyişiyle insanlara yaşamak için ümit, kuvvet ve neşe veren yazılardan hoşlanır, insanları mutfak paçavrasına çeviren ve yeise düşüren yazılardan hoşlanmaz.