Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·200 syf.··
2024 87. kitabı
Memduh Şevket Esendal'dan yine hayata dair, basit, sıradan ve olağan yaşanmışlıkları küçük bölümler halinde ve etkili bir şekilde anlatan bir kitap. Herkesin bizzat ve çevresinde belki de onlarca kez yaşanan ve neredeyse farkında olmadan benzer tepkileri verdiğimiz konular öyle ustaca anlatılmış ki. Kitabın en önemli özelliğini de bundan sonra karşılaşacağımız muhtemel benzerliklerde davranışlarımıza yön verme ve karşılaşacağımız olaylara vereceğimiz tepkilere yönelik adeta bir yol haritası çizmesi olarak görüyorum. Yazarı minnetle yad ediyorum.
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Can Yayınları · 20231,306 okunma
8/10
·200 syf.·
2023 4. kitabı
Bu kitabın kapağı ilgimi çekti ve aldım. Öyküler çok güzel, hiç sıkılmadım. Farklı yayınevleri aynı öyküleri içinde bulundurabilir. Ben yazarın kitabını daha önce almamıştım. Bu sebeple bu yayından bir kitabı daha var onu alacağım. Ama bir sürü isimle farklı yayınevlerinden kitapları var ya, onlar öykülerin ismi ve daha önce okumuş olabilirsiniz diye uyarmak istedim.
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Can Yayınları · 20231,306 okunma
Otlakçı
Puan vermedi·200 syf.··
2024 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2024 00:00
Memduh Şevket Esendal'ın ilk hikâyelerini bir araya getirdiği bir kitap. Bir çırpıda biten bir kitap oldu. Yazarın dili sade ve samimiydi.Etrafta her gün gördüğünüz kişilerin hikâyesini yansıtmış.Karakterler başarılı bir şekilde işlenmiş.Memduh Şevket Esendal'ın bir ayna gibi işlev gördüğünü söylemek yanlış olmaz sanırım.Hikâye okumayı sevenlere keyifli okumalar.
Edebiyat
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Can Yayınları · 20231,306 okunma
Hayatın içinden öyküler...
8/10
·200 syf.··
2023 25. kitabı
Öykülerden oluşan harika bir eser. Okurken gerçekten keyif aldım. İnsan öykülerin arasında akıp gidiyor. Öyküler insana samimiyet sunuyor. Sıradan şeylerdeki ince detaylar sakince etrafınızı sarıyor ve içten bir huzur sağlıyor.
1000Kitap
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Can Yayınları · 20231,306 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2025 35. kitabı
üçer beşer sayfadan oluşan, başı sonu belli olmayan, konuya pat diye orta yerinden giren, okurken bir yandan kim kimdir diye karakterleri zihninizde oturtmaya çalışırken bitiveren, manasız hikayelerden oluşan bir kitap. hangi amaçla yazılmış bilmiyorum ama bir amaç için okunmayacağı kesin.
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Can Yayınları · 20231,306 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2026 6. kitabı
Öncelikle Otlakçı ilgi çekici kitap adı... Kitabın içerisinde birçok hikaye var otlakçı bu hikayelerden sadece biri. İlk altmış sayfası daha anlaşılır. Buradan sonra eski Türkçe kelimeler daha ağırlıkta. Anlaşılır olması için günümüz Türkçesine de yer verilmiş. Not: Memduh Şevket Esendal, Çehov hikayelerini okuyup ondan etkilenerek durum hikayeleri yazan bir yazar değil. Günümüzde Esendal’ın yazdığı hikayelerle tarzı Çehov’a benzetilmiştir.
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Can Yayınları · 20231,306 okunma
“Yeryüzü karanlık, yaşamak da acı!”
6/10
·200 syf.··
2025 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2025 17:57
Edebiyatımızın önde gelen öykücülerinden olan Memduh Şevket Esendal’ın toplamda yirmi beş kısa öykü barındırdığı eseri Otlakçı. O dönemin sosyal yaşamından izler taşıyan bu eseri okurken bazen Anadolu’nun ücra bir köyünde bazense İstanbul’un sokaklarında gezerken buluyorsunuz kendinizi. Ayrıca birçok öyküde eleştiriyi derinden hissedebilirsiniz. Kitaba adını veren Otlakçı adlı öyküde de bunu görmek mümkün. Ben bu öykülerdeki eleştirilerin bazılarına hak verdiysem de birçoğunu haksız buldum diyebilirim. Dönemin eleştirisini, sosyal yaşantısını okumak isteyenler için ideal bir kitap. Keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Can Yayınları · 20231,306 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2024 73. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2024 15:48
Okurken hikayelerde belki bir komşunuzu, belki arkadaşlarınızdan birini veya belki aileden birilerini bulacaksınız. Toplumsal analizlerle dolu bir kitap. Türk toplumunun sosyolojik yapısının aslında uzun zamandır değişmediğini gözler önüne seriyor. Bence okunmalı..
Edebiyat
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Can Yayınları · 20231,306 okunma
HİKÂYE SEVENLER MUTLAKA OKUMALI!
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2024 29. kitabı
Bazı kitaplar vardır okunur; bazı kitaplar vardır satırları yaşamak için aracı olsun. Her hikâye ağzımda farklı bir tad bıraktı desem de yeridir. Yer yer suratımda tatlı bir tebessüm, hüzün, sinir ya da burukluk bıraktıran bu eser; Anadolu'nun insanı yakından gözlemlememizi, onların misafiri olmamızı sağlıyor. Samimi ve hoş denilebilecek bir üsluba da sahip diyebilirim yazar için. Okurken hiç sayfaları çevirdiğimin bile farkına varmadım. Düşmanıma bile önerebileceğim bir eser. Memduh Şevket Esendal durum hikâyecisi olarak çokca methediliyor. Lâkin ben bu hikâyeleri okurken bunu çok fark edemedim. Bana daha çok olay hikâyesi gibi geldi. Söz gelimi Sait Faik Abasıyanık'ın öykü kitabını okuduğumda durum hikâyeciliğini baya hissettim. Otlakçı ona kıyasla bana bir tık daha olaya kaçıyor gibi hissettirdi. Bilmem siz ne düşünüyorsunuz, sormak gerek?
Hikaye-Öykü
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Can Yayınları · 20231,306 okunma
7/10
·200 syf.··
2023 40. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2023 21:52
“Fakat gönül üzüntüsü bitmedi ki …” Merhaba, ben geldim. Sevgili Memduh Şevket Esendal’dan Otlakçı ile. Türk edebiyatının mihenk taşlarından görülen Ayaşlı ve Kiracıları’nın da yazarı olan Esendal’ın öykülerinden oluşan bir metin Otlakçı. Yer yer Anadolu kokan yer yer İstanbul’la haşır neşir olan, toplumsal yaralara pek dokunmayan, duru, olduğu gibi bir anlatı mevcut öykülerde. Burada olduğu gibiden kastım, iyi-kötü, güzel-çirkin diyebileceğim yazara ait görüşlerin olmadığı, sadece öykü olan bir eser. Mizahi, samimi ve basit görünen ama genellikle şaşırtan öyküler. Yüzeysel değil belki ama çok da derine inmeyen, dönemi itibari ile bu memleketin insanını anlatan şirin öyküler. Öykü okumayı seviyorsanız ve şöyle biraz kafam da dağılsın derseniz muhakkak okumalısınız. Çıtır çerezlik bir insan altısı okuyacaksınız. “Biz hem yalancılıkları kendimiz öğretiyoruz hem de yeni nesil bozuldu, diye şikayet ediyoruz.”
OtlakçıMemduh Şevket Esendal · Can Yayınları · 20231,306 okunma

Yazar Hakkında

Memduh Şevket EsendalYazar · 25 kitap
Türk edebiyatının tanınmış bir öykü yazarı olan Esendal edebiyatçılığının yanı sıra Tahran, Bakü ve Kabil'de büyükelçilik, TBMM'de dört dönem milletvekilliği, 1941-1945 yılları arasında CHP Genel Sekreterliği yapmış olan diplomat ve siyasetçidir. En çok bilinen eseri 1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıdır. 1883 yılında Çorlu’da dünyaya geldi. Babası Mehmet Şevket Bey, annesi Emine Şadiye Hanım’dır. Varlıklı bir çiftçi ailesinin 3 oğlundan ikincisi idi. Edirne Lisesi'nde eğitim görmüştür. Savaş ve göçler yüzünden çocukluğunda düzenli bir eğitim görme fırsatı olmadı; kendi kendisini yetiştirerek Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Ailesi Balkan Savaşı ve Bulgar baskınları nedeniyle çiftliklerini bırakıp İstanbul’a göç etmişti; savaştan sonra tekrar Çorlu’ya dönüldüyse de I. Dünya Savaşı’nın başlaması ile ailesi ile tekrar İstanbul’a geldi. Ailesi tüm mal varlığını kaybettiği için geçim sıkıntısı çekerek büyüdü. 1907’de babasının ölümü üzerine ailesinin geçimini üstlendi ve memuriyete başladı. 1908’de dayısının kızı Ayşe Faide Hanım ile evlenen Memduh Şevket Bey’in bu evlilikten Mehmet (1912), Ahmet (1915) ve Emine (1923) adlı üç çocuğu dünyaya geldi. 1906’da İttihat ve Terakki Cemiyetine üye oldu. Fırka’ya girişi Kara Kemal önderliğinde oldu. Başlangıçta ücretli bir eleman olarak cemiyette yer alırken sonradan ittihatçılığı benimsedi. Cemiyet içinde oluşan “mesleki temsilciler” grubunda Kara Kemal ve Ali İhsan (İloğlu) ile birlikte yer aldı. Esnaf Odaları Mümessilliği, Anadolu Vilayetleri Müfettişliği gibi görevler üstlendi. Müfettişlik görevi sayesinde Anadolu’yu gezme, Anadolu insanını tanıma fırsatı buldu. I. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’daki beslenme sorunu ile ilgili olarak görevler aldı. Teşkilat-ı Mahsusa adlı gizli birlik bünyesinde I. Dünya Savaşı’na katılmasına karar verilince İstanbul’dan ayrıldı. 1915’te cemiyetin Ankara temsilcisi oldu. İşgalci İngiliz kuvvetlerinin İstanbul’daki İttihat ve Terakki merkez binasını bastıkları 13 Kasım 1918 günü orada bulunan Memduh Şevket, kaçmayı başardı. İstanbul hükûmeti tarafından kovuşturmaya uğrayıp takip edildiği için İstanbul’un değişik yerlerinde ve İtalya’da bir süre saklandı. 1920’de işgale karşı ulusal direnişin lideri Mustafa Kemal’in çağrısı üzerine Ankara’ya gitti. 1921’de Ankara’daki millî hükûmetin ilk yurt dışı temsilciliğini açtığı Bakü’ye "orta elçi" olarak gönderildi. Görevi, öncelikle Kafkaslar'da ve Rusya içlerinde I. Dünya Savaşı'ndan kalma Türk esirlerinin Anadolu'ya getirilmesi ve silah, cephane nakliyatı idi. Bakü’deki Türk esirlerin yurda dönmeleri konusunda büyük emek sarf etti. Rusya’da seferberlik ilanından sonra Azerbaycan’daki Türk tebaanın Ruslar tarafından askere almasını önledi. Mayıs 1922’de Azerbaycan’da Arap alfabesinden Latin alfabesine dönme girişimi olduğunda bu süreci yakından takip etti ve konu hakkında Ankara’ya rapor yazdı. 1924 yılında Rusya’nın bağımsız Azerbaycan Devleti’ne son vermesi üzerine Bakü’deki Türk temsilciliği kapandı ve Memduh Şevket Bey yurda döndü. 1925 yılında yurda döndüğünde Mekteb-i Sultani ve Kabataş Lisesi‘nde coğrafya öğretmeni olarak atandı. O sene eski ittihatçı arkadaşları ile birlikte “Meslek" adlı bir haftalık siyasi gazete çıkardı. Amaç, mesleki temsilcilik düşüncesini Cumhuriyet dönemi Türkiyesi’ne taşımaktı. Memduh Şevket Bey’in ilk öyküleri Meslek gazetesinde yayınlandı. Aynı gazetede Miras adlı romanı tefrika edildi. Hayatı boyunca resim yapmayı da hep sürdürmüş olan Memduh Şevket Bey, bu gazetede resim ve karikatürler de yayımlamış ve bazı karikatürleri yüzünden kovuşturmaya uğramıştır. Yayın, iktidar tarafından hoş karşılanmamış ve kapatılmıştır. Memduh Şevket Bey, 1925 yılının sonunda yeniden yurt dışında elçilik ile görevlendirildi ve Tahran’a elçi atandı. İki devlet arasında istenmeyen olayların meydana geldiği gerekçesiyle (Ağrı isyanı sırasında Türk ordusunu İran topraklarına girmesi) 1930 yılında Tahran elçiliğinden istifa etti. Tahran’dan döndükten sonra Mustafa Kemal’in emri ile CHP Merkez İdare Heyeti’ne alınan Memduh Şevket Bey, 1931-1933 yılları arasında Elazığ milletvekili olarak TBMM’de yer aldı. 1932’de ilk Türk Dil Kurultayı’na Elazığ milletvekili olarak katıldı. Kabil büyükelçiliğine atanması nedeniyle 1933’te milletvekilliğinden istifa etti. 1933-1941 arasında Kabil Büyükelçiliği görevlerinde bulundu. Komünist rejim baskısından kaçıp Afganistan’a sığınmış Türkmen çocukların Türkiye’ye gönderilip eğitim görmelerini sağladı. II. Dünya Savaşı’nda ülkenin Alman-İtalyan nüfuzuna girmesini engelleyip Sadabat Paktı’nda yer almasını sağlamada rol aldı. Daha önce Vakit gazetesinde tefrika ettiği Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanını Kabil elçisi olduğu dönemde, 1934 yılında yayımladı. Bu, onun kitap olarak yayımlanan ilk romanıdır. Soyadı Kanunu çıktığında kendisine Esendal soyadını İsmet İnönü verdi. 1941’de kendi isteğiyle Kabil’deki görevinden ayrıldı. Kabil’den yurda dönüşünde hayatını kaybeden Bilecik milletvekili Salih Bozok’un yerine meclise girdi. VI., VII., VIII. Dönem TBMM’de Bilecik milletvekili olarak yer aldı. Dördüncü Türk Dil Kurultayı’na Bilecik milletvekili sıfatı ile katıldı. 1942-1945 yılları arasında CHP Genel Sekreterliği görevini üstlendi. Partinin gençleşmesi için uğraştı ve 35’ler Hareketi’nin gelişmesine destek oldu. 1945 yılında, Genel Sekreterlik görevinden kendi isteğiyle ayrıldı. Genel Sekreterlik görevini bıraktıktan sonra sadece edebiyatla ilgilendi ve yapıtlarını derleyip kitaplaştırmakla uğraştı. Öyküleri, Sanat ve Edebiyat, Seçilmiş Hikâyeler, Ulus, Ülkü, Hisar, Pazar Postası, Türk Dili gibi gazete ve dergilerde yayınlandı. Siyasetçi ve edebiyatçı kimliklerini ayrı tutmak için yazılarında M.Ş.E, Mustafa Memduh, Mustafa Yalınkat, M. Oğulcuk, İstemenoğlu gibi takma isimler kullandı. Yaşamının yalnızca dokuz yılında (1923-1926, 1946-1952) ciddi biçimde edebiyatla uğraşmasına rağmen Türk öykücülüğünün önemli bir ismi oldu. Durum hikâyeciliğinin Türk edebiyatındaki temsilcisidir. Yazdığı öykülerin sayısı 224'ü bulur. En çok bilinen eseri 1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıdır. Esendal, beyin kanaması sonucu 16 Mayıs 1952 gecesi Ankara’da hayatını kaybetti. Cenazesi Ankara Cebeci Mezarlığı’na defnedildi. Esendal’ın anılarını yazdığı ve ölümünden 30 yıl sonra yayımlanmasını istediği bilinmekle birlikte söz konusu hatıralar bulunamamıştır. Çocuklarına yazdığı mektuplar Oğullarıma Mektuplar (2003) ve Kızıma Mektuplar (2001) adı altında kitaplaştırılmıştır. Esendal'ın Türk Edebiyatı'na getirdiği en önemli yenilik, ele aldığı konuları büyük bir sadelikle işlemesidir. Bu konular yine sıradan insanların yaşamları etrafında gezinir. Öykücülüğe başladığı ilk yıllarda, dilde sadeleşmenin öncüsü olan Ömer Seyfettin'in izinden giden Esendal, ustalık dönemine eriştiğinde, hem Ömer Seyfettin'den, hem de kendi çağdaşlarından daha sade ve düzgün bir dille yazmıştır. Üslubunda Çehov'un etkileri açıkça görülür. Hatta bazı öyküleri Çehov'dan yapılmış uyarlamalardır. Ancak bu etki, yazım tarzı, dildeki sadelik, kişilerin seçilişi ile sınırlı kalır. Esendal, Çehov'un karamsar bakışını tekrarlamaz. Kendi deyişiyle insanlara yaşamak için ümit, kuvvet ve neşe veren yazılardan hoşlanır, insanları mutfak paçavrasına çeviren ve yeise düşüren yazılardan hoşlanmaz.