Parmak uçlarına basa basa çekilip gidiyordu gece. Sanki yorgunluk çıkarmıştı, kanaatkardı, bu kadarı yeterdi ona. Uzak, hafif sesler duyuluyordu. Bir göçmen kuş, rüya görüyordu belki, belki bitkiler büyüyordu.
KÖR BAYKUŞ
Ayrıca genel olarak olay ve olguları "süreç" olarak görmekte zayıfız; her şeyi "kategorik" olarak düşünmeye meyilliyiz. Siyah ve beyaz... Bakteri ve insan gibi... Bu nedenle bakteriler ile insanlar arasında çok geniş ve aşılması imkansız bir uçurum varmış gibi algılamaya meyilliyiz. Ancak doğa, bizim onu algılama biçimimizden bağımsız bir gerçekliğe sahip.
Garp Trablus'una giderken Sicilya'ya uğramış. Başında kırmızı fes varmış. Araba ile dolaşırken Sicilya çocukları kendisini limon kabuğuna tutmuşlar.
Derdi ki, "ben Sicilya çocuklarına kızmadım, bizi çocukların bile alayına düşüren kırmızı fese kızdım."