Şeyh Abdulfettah Ebu Gudde'nin (rahmetullahi aleyh) kaleminden:
"Ezher Üniversitesi'nde (Allah onu ilimle ve ulemayla yaşatsın) okuduğum günler eğitim senesinin ortasında hocamız Allame Şeyh Muhammed Zahid el-Kevserî (rahimehullah) âmm lafızlar bahsini İmam Cessâs'a ait olan el-Fusul fi'l usul kitabında Dâru'l Kutubu'l Mısriyye nüshasından mütalaa etmemi emretti. Bunu yerine getireceğime dair ona söz verdim.
Eğitim yılının bitmesinin hemen öncesinde bana: "Âmm bahsini -mahtut olan- Cessâs'ın kitabından mütalaa ettin mi?" diye sordu. Dedim ki: "Hayır efendim onu daha okumadım. Ancak gelecek sene okuyacağım inşaallah." Bana dedi ki: "Bizde Türk alimler arasında eski bir mesel vardır, der ki: "İlim talebesinin kalbini yarsak üzerinde "Gelecek sene" yazılı olan yüz tane mesele buluruz."
Ve hakikaten de böyle oldu. Seneler ardısıra geldi geçti. Ezher Üniversitesi'ndeki eğitimimi bitirdim ve Mısır'dan ayrıldım. Mezkur bahsi ise mütalaa etmedim."
📙 | Tashîhu'l Kutub 63-64
Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ adlı eserinde Ömer b. Abdülaziz rahmetullahi aleyh’in şöyle söylediğini nakleder:
“Ölüm sekeratını kolay bir şekilde atlatmayı istemem. Çünkü o, Müslüman bir kulun günahlarının bağışlanmasına vesile olacak en son şeydir.”
Bir şeyi çok isteme halini Rabbim bir terbiye sürecinin başlangıcı olarak veriyor diye düşünüyorum. Kul doğru adımları atıp imtihanında sona yaklaştığında Hz. Peygamberin sıkça ‘gönül zenginliği’ istemesinin hikmetinden bir şeyler hissedebiliyor, Allahu Alem.
“اللهم إني أسألك الهدى والتقى والعفاف والغنى “