** (çin ve hindistan hakkında) nüfusları birer milyarın üzerinde olan, uzun bir kara sınırı paylaşan, ama siyasi veya kültürel açıdan bağdaşmayan iki ülke. bu iki dev, tarih boyunca birçok savaşta karşı karşıya gelmiş olsalar, hiç şaşırtıcı olmazdı, ancak 1962'deki bir ay süren çarpışma hariç hiç savaşmadılar. neden? çünkü aralarında dünyanın en yüksek sıradağları olan himalayalar var ve büyük askeri birlikleri bu dağların arasından veya üstünden geçirmek pratikte imkansız.
** sömürgeci güçler, kağıt üzerinde yapay sınırlar çizerken, bölgelerin fiziksel gerçeklerini tamamen göz ardı ettiler. şimdi o çizgilerin tekrar çizilebilmesi için şiddet kullanılıyor ve bu sorunlar uzun yıllar boyunca sürecek, ta ki çizgilerin şimdikilerle alakası kalmayana dek.
** tüm süper güçler gibi, rusya da önündeki yüz yılllık süreyi düşünüyor ve zaman içinde her şeyin mümkün olduğunu biliyor( bu kesiti özellikle türkiye üzerine düşünmeniz için verdim.)
** 1989'dan yalnızca 15 yıl sonra, varşova paktı'nın rusya hariç her üyesi nato veya avrupa birliği'ndeydi.
** rus uzak doğu'sunun boş ve nüfussuz bölgelerinin kültürel ve -eninde sonunda- siyasi bakımdan çin kontrolüne girmesi daha da olası.
** ruslar, suriye'nin akdeniz kıyısındaki tartus kentinde küçük bir deniz üssüne sahip (bu durum 2011'^de savaş çıktığında onların neden suriye hükümetini desteklediğini kısmen açıklıyor) ama bir ikmal istasyonundan ibaret bu noktadan aldığı destek çok sınırlı.
** nato'da değilseniz, moskova yakınınızda ve washington uzağınızdadır.
** ab, rusya'ya sınırlı da olsa yaptırım uyguladı. sınırlı olmasının nedeni almanya'nın da aralarında bulunduğu bazı avrupa ülkelerinin ısınma ihtiyaçlarını rus enerjisiyle karşılamalarıydı. boru hatlarının başlangıç noktası rusya'da, açma-kapama düğmesi ise ise