10/10
·520 syf.··
2026 40. kitabı
Kitabın yazımını çok beğendim, Caleb in sürekli geçmişe giderek oğlunu kurtarmaya çalışması, her seferinde kurtaramayışı, kurtardığı paralel evrende de onunla birlikte olamayışı ve tüm heyecanın son 100 sayfaya sığdırılması , harikaydı
MobiusAdam Fawer · April Yayıncılık · 20241,720 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 82. kitabı
Yazar #dersimözel #yolunsonundakikadınlar eserinde bizlere normal ve alışıldık #polisiyekurgu dışında bir okuma serüveni sunuyor. Esere başladığınız kısım son kısımla birleşince birbirini tamamlayan bir bütüne kavuşuyor. Ruhen hep bir arayış içinde olan komiserimizin özel hayatında aldığı iş teklifi, işlenen her kadın c*nayeti ile girdiği duygu yoğunluğu her bölüm başında resmedilen görsellerle sunuluyor okuyucuya. Arka kapakta dile geldiği gibi gerçekliğin ve bilinçdışının harmanlanmasıyla bizler merakla sonu bekliyoruz karakterle ilgili. Toplumumuzda o yolun sonundaki kadınların acılarına bir nebze olsun parmak basılması, karakterin "Dünyanın hevesi neydi? Ya insanın?" sorusuyla yaşadıklarını okumak farklı bir deneyim sunuyor. Çapraz okumalarla değil de dingin bir kafayla tavsiye ederim zira karakterin psikolojik tahlilini okurken daha bir zevk duymanız bu şekilde mümkün. Reklam değil. "Gelecek geçmişi şekillendirebilecek kadar güçlüdür. Gelecek geçmişe bir mobius sarmalıyla bağlanıp onu yeni bir başlangıçla bağlayabilecek kadar güçlüdür. Yeni bir başlangıç yapıp önceki hatalardan uzak yeni bir yaşam mümkün." @kitaplardabulusanlar @dersimozel @gldn_okuyor
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202643 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·448 syf.··
2026 87. kitabı
ʏᴏʟᴜɴ sᴏɴᴜɴᴅᴀᴋɪ ᴋᴀᴅıɴʟᴀʀ Yazardan okuduğum üçüncü kitap ve üçüncü kez derin bir felsefi ve psikolojik sorgulamanın içine hapsoldum. Eğer daha önce yazarın kalemiyle tanıştıysanız ne demek istediğimi çok iyi biliyorsunuzdur. Okurken düz bir çizgide ilerlediğinizi sanıyorsunuz ama bir bakmışsınız yazar sizi o meşhur Möbius şeridine bağlamış. Başladığınız yere bambaşka bir farkındalıkla geri döndürmüş. Yine tam anlamıyla beynimi yakmayı başardı. ​Polisiye ve gerilim türünü felsefi bir derinlikle harmanlayarak işlemiş. Bildiğimiz o klasik polisiyelerden çok farklı. Cinayetten ziyade, insanın ve toplumun karanlık dehlizlerini hedef almış. Kitapta öyle bir atmosfer var ki savruk, gerçeklikle bağı kopmak üzere olan bir Cinayet Büro komiserinin peşine takılıp gidiyorsun. Gidiyorsun ama çoğu yerde de "bir dur ya ne oldu, anlamadım ki" diyerek anlık bir duraksama yaşıyorsun. Ama yazarın asıl dehası, olayları anlatırken kurduğu o döngüsel kurguda saklı anlıyorsun... ​Adından da anlaşılacağı gibi , kitabın merkezinde kadınlarımız var... Üst üste işlenen ve ilk başta bağımsız görünen kadın cinayetlerinin izini sürerken, aslında çok daha derin toplumsal yaralarımıza bir kez daha şahit oluyoruz. Farklı dünyalardan gelen ama maruz kaldıkları baskı, şiddet ve yalnızlıkta ortaklaşan kadınların hikayesi. ​Kötülüğün uzaklarda bir yerde değil, hayatın tam içinde, ne kadar sessiz ve derinden barınabildiğini ne güzel ifade etmiş... Velhasıl severek okuduğum bir roman daha kütüphanem de en güzel yerini aldı. ​Benden söylemesi, okurken kahvenizi sert, zihninizi açık tutun.. ​
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202643 okunma
10/10
·448 syf.··
2026 59. kitabı
Herkese merhaba arkadaşlar nasılsınız ? Bugün sizlere çok güzel bir kitapla geldim.Kadın katliamını anlatan psikolojik polisiye kitabı.Ben çok beğendim yazar okuru hiç sıkmadan anlatmış olayları.Bağlantılar çok iyi kullanılmış.Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.Möbius Şeridine hazırsanız kaçırmayınn
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202643 okunma
Puan vermedi
“Bazı insanlar bir cinayetin peşine düşer. Bazılarıysa kendi zihninin.” Dersim Özel’in yeni romanı, klasik bir polisiye gibi başlayıp sayfalar ilerledikçe insanın bilinçaltında yankılanan karanlık bir koridora dönüşüyor. Hikâyenin merkezinde, hayatla bağını neredeyse koparmış, savruk bir Cinayet Büro komiseri var. Fakat bu romanın asıl meselesi suçtan çok gerçeklik algısı; katilden çok insan zihninin labirentleri. Roman, gerçek ile bilinçdışının birbirine karıştığı bir psikolojik gerilim atmosferi kuruyor ve okuru da bu karmaşanın içine çekiyor.  Dersim Özel’in en güçlü yanı, olay örgüsünü yalnızca “ne olacak?” sorusu üzerine kurmaması. Asıl merak unsuru “gerçekten ne yaşanıyor?” sorusunda saklı. Okurken sık sık karakterlerle birlikte kendi algılarınızı da sorguluyorsunuz. Bir noktadan sonra romanın içindeki sis yalnızca karakterlerin değil, okurun da üzerine çöküyor. Kitabın en sevdiğim tarafı ise atmosferiydi. Bazı romanlar olay anlatır, bazıları duygu. Yolun Sonundaki Kadınlar ise bir ruh hali anlatıyor. Sürekli huzursuz eden ama elinizden bıraktırmayan bir ruh hali. Özellikle zihinsel çözülmeler, yalnızlık ve insanın kendi içindeki karanlıkla yüzleşmesi üzerine kurduğu sahneler uzun süre akılda kalıyor. Roman boyunca sık sık bir döngünün içinde hissediyorsunuz kendinizi. Zaten kitabın tanıtımlarında da Möbius şeridi benzetmesinin yapılması boşuna değil; son sayfaya geldiğinizde hikâye bitmiş gibi değil de başka bir yerden yeniden başlamış gibi hissettiriyor.  Eğer yalnızca polisiye çözmek değil, karakterlerin kırılmış psikolojilerinde dolaşmak; gerçekle halüsinasyon arasındaki çizginin silikleştiği hikâyeleri okumak hoşunuza gidiyorsa bu kitap tam o karanlık ve edebi damara hitap ediyor.
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202643 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 14:48
YOLUN SONUNDAKİ KADINLAR.. Bitti 448 sayfa.. Merhaba kitap dostları.. Sadece bir suçun peşine düşen klasik polisiyelerden farklı olarak, insan zihninin karanlık dehlizlerinde geçen, suçluluk duygusunu ve deliliği merkezine alan derin bir psikolojik polisiye romanıdır. Hikayenin odağında, Cinayet Büro'da görev yapan ancak mesleğine ve hayata karşı tüm bağlarını koparmış, son derece savruk ve umursamaz bir komiser yer alır. Bu komiser, geçmişte yaşadığı travmaların veya çözemediği içsel çatışmaların ağırlığı altında ezilmekte, gerçek dünyadan tamamen koparak kendi izole iç dünyasına hapsolmuş durumdadır. Tam bu zihinsel çöküşün ve çıkmazın ortasındayken, kimden ve ne amaçla geldiği gizemini koruyan, hayatının akışını kökten değiştirecek sıra dışı ve dramatik bir teklif alır. Bu teklif, komiseri sadece yeni bir gizemin içine çekmekle kalmaz; aynı zamanda bastırmaya çalıştığı bilinçaltını, sanrılarını ve geçmiş hesaplaşmalarını da su yüzüne çıkarır. Romanın en ayırt edici özelliği, kurgusunun geometrik bir mucize olan Möbius Şeridi formunda tasarlanmış olmasıdır. Hikaye düz bir çizgide ilerlemez; gerçeklik ile bilinçdışının sınırları sürekli birbirine karışır, olaylar iç içe geçer ve bir merak yumağı halinde okuyucuyu peşinden sürükler. Karakterin yaşadığı derin zihinsel yorgunluk, suçluluk duygusu ve "iyileşme umudunu kaybetmiş olma" hali, dış dünyadaki polis telsizleri ve siren sesleriyle birleşir. Karakter için polis tarafından yakalanmak bir son veya ceza değil, bu zihinsel hapishaneden kurtulacağı bir teslimiyet anıdır. Okuyucu sayfalar boyunca neyin gerçek, neyin komiserin zihninin bir oyunu olduğunu çözmeye çalışırken, kitabın son sayfasına geldiğinde sarsıcı bir döngüyle karşılaşır: Hikaye bittiği an, aslında en başına, yani Möbius şeridinin
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202643 okunma