Yolun Sonundaki Kadınlar
9/10
·448 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:15
Merhabalar bugün sizlere polisiye içerikli bir kitapla geldim. Kadın cinayetlerini ve adalet arayışını psikolojik polisiye ve gerilim türünde ele alan etkileyici bir romandır. Kitap, gerçeklik ile bilinçdışının birbirine karıştığı karanlık ve sarsıcı bir atmosfer sunuyor. Kitap cinayet Büro'da görevli bir komiserin gözünden anlatılır. Hikaye, kadın cinayetlerini çözmeye ve bu suçların asıl faillerini cezalandırmaya adanmış bir komiserin hayatını konu ediniyor. Yaşlı bir adamdan aldığı gizemli bir teklif sonrasında komiserin dünyası ve olayların seyri tamamen değişiyor. Roman; travmaları, insan psikolojisini ve "yolun sonundaki kadınlar" olarak adlandırılan kurbanların yaşadıklarını çarpıcı bir gerçeklikle gözler önüne seriyor. Karakterler her hissettikleri duyguya veya ana bir "başlık" koyarak hikayede ilerler. Kitap, klasik polisiye kurgularından farklı bir yapıya sahiptir. Okuru bir "Möbius şeridi" (döngü) içine sokar; hikayenin sonuna geldiğinizde aslında kitabın en başına dönmüş oluyorsunuz. Ben hikayenin anlatıcısı olan dedektifin bu kadar profesyonel olmasına rağmen acemice hareketler sergileyip çok amatörce davranmasına çok sinir oldum. Kitabın akışı çok güzel ve gayet rahat bir okuma sağlanıyor. Betimleme ve tasvirleri hayranlıkla okudum. Kitabı ilk elime aldığımda 448 sayfa olması gözümü korkutsa da okumaya başladığım da bu durumun saçma olduğunu anladım. Çünkü puntoları da gayet iyiydi ve güzel bir konuyu ele almış yazar. Kadınlara yönelik kitapları zaten ben çok seviyorum. Kitabın bölüm başlarında tabloluk çizimler yer alıyordu resmen bir sanat eseriydi benim için. Ayrıca şiir gibi yazılara da yer verilmişti. Anlatıcı her bir ölen kadının yerine koyuyor kendini ve öyle tespitler yapıyor ki hem şaşırıyor hem de hayranlıkla okuyorsunuz. Takip ettiği Deniz
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202644 okunma
Puan vermedi
“Bazı insanlar bir cinayetin peşine düşer. Bazılarıysa kendi zihninin.” Dersim Özel’in yeni romanı, klasik bir polisiye gibi başlayıp sayfalar ilerledikçe insanın bilinçaltında yankılanan karanlık bir koridora dönüşüyor. Hikâyenin merkezinde, hayatla bağını neredeyse koparmış, savruk bir Cinayet Büro komiseri var. Fakat bu romanın asıl meselesi suçtan çok gerçeklik algısı; katilden çok insan zihninin labirentleri. Roman, gerçek ile bilinçdışının birbirine karıştığı bir psikolojik gerilim atmosferi kuruyor ve okuru da bu karmaşanın içine çekiyor.  Dersim Özel’in en güçlü yanı, olay örgüsünü yalnızca “ne olacak?” sorusu üzerine kurmaması. Asıl merak unsuru “gerçekten ne yaşanıyor?” sorusunda saklı. Okurken sık sık karakterlerle birlikte kendi algılarınızı da sorguluyorsunuz. Bir noktadan sonra romanın içindeki sis yalnızca karakterlerin değil, okurun da üzerine çöküyor. Kitabın en sevdiğim tarafı ise atmosferiydi. Bazı romanlar olay anlatır, bazıları duygu. Yolun Sonundaki Kadınlar ise bir ruh hali anlatıyor. Sürekli huzursuz eden ama elinizden bıraktırmayan bir ruh hali. Özellikle zihinsel çözülmeler, yalnızlık ve insanın kendi içindeki karanlıkla yüzleşmesi üzerine kurduğu sahneler uzun süre akılda kalıyor. Roman boyunca sık sık bir döngünün içinde hissediyorsunuz kendinizi. Zaten kitabın tanıtımlarında da Möbius şeridi benzetmesinin yapılması boşuna değil; son sayfaya geldiğinizde hikâye bitmiş gibi değil de başka bir yerden yeniden başlamış gibi hissettiriyor.  Eğer yalnızca polisiye çözmek değil, karakterlerin kırılmış psikolojilerinde dolaşmak; gerçekle halüsinasyon arasındaki çizginin silikleştiği hikâyeleri okumak hoşunuza gidiyorsa bu kitap tam o karanlık ve edebi damara hitap ediyor.
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202644 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·448 syf.··
2026 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 14:48
YOLUN SONUNDAKİ KADINLAR.. Bitti 448 sayfa.. Merhaba kitap dostları.. Sadece bir suçun peşine düşen klasik polisiyelerden farklı olarak, insan zihninin karanlık dehlizlerinde geçen, suçluluk duygusunu ve deliliği merkezine alan derin bir psikolojik polisiye romanıdır. Hikayenin odağında, Cinayet Büro'da görev yapan ancak mesleğine ve hayata karşı tüm bağlarını koparmış, son derece savruk ve umursamaz bir komiser yer alır. Bu komiser, geçmişte yaşadığı travmaların veya çözemediği içsel çatışmaların ağırlığı altında ezilmekte, gerçek dünyadan tamamen koparak kendi izole iç dünyasına hapsolmuş durumdadır. Tam bu zihinsel çöküşün ve çıkmazın ortasındayken, kimden ve ne amaçla geldiği gizemini koruyan, hayatının akışını kökten değiştirecek sıra dışı ve dramatik bir teklif alır. Bu teklif, komiseri sadece yeni bir gizemin içine çekmekle kalmaz; aynı zamanda bastırmaya çalıştığı bilinçaltını, sanrılarını ve geçmiş hesaplaşmalarını da su yüzüne çıkarır. Romanın en ayırt edici özelliği, kurgusunun geometrik bir mucize olan Möbius Şeridi formunda tasarlanmış olmasıdır. Hikaye düz bir çizgide ilerlemez; gerçeklik ile bilinçdışının sınırları sürekli birbirine karışır, olaylar iç içe geçer ve bir merak yumağı halinde okuyucuyu peşinden sürükler. Karakterin yaşadığı derin zihinsel yorgunluk, suçluluk duygusu ve "iyileşme umudunu kaybetmiş olma" hali, dış dünyadaki polis telsizleri ve siren sesleriyle birleşir. Karakter için polis tarafından yakalanmak bir son veya ceza değil, bu zihinsel hapishaneden kurtulacağı bir teslimiyet anıdır. Okuyucu sayfalar boyunca neyin gerçek, neyin komiserin zihninin bir oyunu olduğunu çözmeye çalışırken, kitabın son sayfasına geldiğinde sarsıcı bir döngüyle karşılaşır: Hikaye bittiği an, aslında en başına, yani Möbius şeridinin
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202644 okunma
7/10
·448 syf.··
2026 24. kitabı
Merhaba kitap sever dostlar. Sizlere bugün Dersim Özel'in kaleminden çıkmış #yolunsonundakikadınlar kitabı ile geldim. Kitaba genel olarak Möbius Şeridi metaforu hakim. Bunun anlamı; her şey sonsuz bir döngüden ibaret demek. Bu kavramı da kadın cinayetleri üzerinde kullanıyor yazar. Çok yerinde bir metafor olmuş. Kitap genel olarak psikolojik polisiye romanı olarak geçiyor ama bu bildiğimiz polisiye kitaplarından değil. Ve ben açıkcası okumaya başlamadan önce normal bir polisiye kitabı zannetmiştim. Eğer psikolojik sorgulamaların yoğun olduğu kitapları sevmiyorsanız bu kitabı okumakta zorlanırsınız. Kitap 448 sayfadan oluşuyor ve ben ilk 200 sayfayı çok zorlanarak okudum. Ama sonrası daha akıcıydı. Kitabımız bir Cinayet Büro Komiserinin etrafında gelişiyor. Komisere bir gün gelen bir teklifle gerçeklikle bağını koparmış iç dünyasının derinliklerine dalıyor. Bu teklifle birlikte farklı sebeplerle cinayete kurban gitmiş, farklı geçmişlere sahip kadınlarla yolları kesişiyor. Kesinlikle farklı bir kitaptı.
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202644 okunma
9/10
·448 syf.··
2026 40. kitabı
Yolun Sonundaki Kadınlar okurken beni sadece bir polisiyenin içine değil, insan zihninin karanlık ve karmaşık taraflarına da çekti. Cinayet Büro’da çalışan komiserimizin aldığı bir görevle birlikte gerçeklik yavaş yavaş bükülmeye başlıyor. Bir noktadan sonra neyin gerçek, neyin zihnin oyunu olduğunu sorgularken buluyorsunuz kendinizi. Ama bu kitap sadece bir suç hikâyesi değil… Kadın cinayetleri, yalnızlık, öfke, adaletsizlik ve görünmez bırakılmış hayatlar sayfalar boyunca insanın içine işliyor. En dikkat çekici yanı ise döngüsel kurgusu. Nereye dönersen dön, sanki aynı yere çıkıyorsun ama hiçbir şey artık aynı kalmıyor… Tıpkı bir Möbius şeridi gibi. Bu bir polisiye evet, ama bence asıl mesele katili bulmaktan çok daha fazlası. Yolun Sonundaki Kadınlar; atmosferi güçlü, düşündüren ve bittikten sonra da zihninizde dolaşmaya devam eden bir kitap.
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202644 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
“Yolun Sonundaki Kadınlar” – Dersim Özel Arkadaşlar, okuduktan sonra kitabı bir kenara bırakıp “Bu neydi ya?” diye epey düşündüm . Komiserimiz, Cinayet Bürosu’nda yıllardır kadın cinayetleriyle boğuşurken bir “takip görevi” alıyor. Fakat o takip ilerledikçe her şey bükülüyor… Gerçekle kâbus,avla avcı,kurbanla fail arasındaki tüm çizgiler siliniyor. Tek bir yüzey.Tek bir kenar.Çıkış yok. Nereye dönersen dön, aynı yere varıyorsun…Ama her şey değişmiş oluyor. Tıpkı bir mobius şeridi gibi . ∞ Yazar öyle ustalıkla yazmış ki, her sayfada Komiserin zihninden çıkmayan farklı bir kadının hayatına dokunuyorsun. Ve sayfalar boyunca bu kadınların öfkesi, suskunluğu, parçalanmışlığı senin de içine akıyor. Yolun sonunda kalmış, unutulmuş kadınlar… Ama bu sefer sesleri çok yüksek, çok gerçek . Hepsinin sesi,yüzü,kıyafeti,acısı… Senin de zihnine işliyor . Bu bir polisiye, evet. Ama katili yakalamak kitabın en önemsiz meselesi. Asıl mesele insanın içini acıtıyor . Neden kadınları bu kadar kolay kaybediyoruz? Hem hayatta hem hafızada hem de adaletin gözünde. Son sayfaya geldiğinizde içinizde; öfke,hüzün,çaresizlikve garip bir umut kalıyor… “Belki bu sefer fark ederiz.” Eğer aklını bükecek, günlerce içinden çıkamayacağın, hem gerilim hem derinlik dolu bir roman istiyorsan… Bu kitabı mutlaka oku. Uyarı: Bir kere girdin mi, kolay kolay çıkamazsın. Möbius gibi.
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202644 okunma