Oynatmaya az kaldı doktorum nerde. İşte böyle bir şey okudum. Yorumlardan, aldığım duyumlardan tanımadan okumadan sevdiğim Brandon Sanderson 'u ilk okuyuşum ve modum malumunuz. Bu nasıl bir zekadır, nasıl bir akıl oyunudur hayran kalarak okudum.
Kısacık 86 sayfalık ama aklınızı oynatabilecek bir kitap. Kahramanımız Stephen Leeds' in iyi mi kötü mü olduğuna karar veremediğim bir zihinsel rahatsızlığı var. Halüsinasyonlar görüyor, onların kişiliklerini geliştiriyor, her birini yetenek ve bilgiyle donatıyor, dahası kimisi kabul ediyor kimisi halüsinasyon olduğunu kabul etmiyor ve birbirlerinden haberdarlar. (üstelik benden akıllıkar) Konu olaraksa insanlık tarihini kökten değiştirebilecek bir icadın, özel bir fotoğraf makinesinin ve bu makineyi yapan mucidin peşindeler. Monica, Leeds ve halüsinasyonları bilgi ve dedektiflik yetenekleriyle harika bir maceraya sürüklüyorlar...
- Onlar benim halüsinasyonlarım. Fakat Stan daha özel bir şey. Onu sadece Tobias duyabiliyor. Tobias şizofren.
-"Senin halüsinasyonunun..." -Evet?
-"Senin halüsinasyonunun halüsinasyonları var..." (işte burada benim beyin yandı)
Keyifli okumalarınız daim olsun...