Muhammet

Bu dünyanın insanlarıyla, dirileriyle nasıl konuşulduğunu unutmuştum
Reklam
Yalnızlığı yok etmek için gölgemle konuşuyordum
Bu kent insanları garip bir ölümle ölmüşlerdi
Toprak ve üstündekiler, sonsuz uzaklardaydı benden. İçimde müphem bir arzu: bir deprem olsa da, bir yıldırım düşse de, sakin pırıl pırıl bir dünyaya yeniden doğsam!
Yaşamak arzusu içimde o kadar güçlenmişti ki, uzun hafakan ve ıstırap saatlerimi telafi için en küçük bir mutluluk dakikası yetiyordu
Reklam