“Senin derdin ne biliyor musun Shevek? Bir kamyon dolusu lanet olası tuğla gibi kanıtı biriktirene kadar hiç konuşmuyorsun, sonra da hepsini birden kafama atıyorsun ve geride yığının altında ezilip kalan kanlı bedene bakma gereği bile duymuyorsun-"
Nikolai Leskov tarafından mükemmel bir biçimde hazırlanmış; soğukkanlı, yoğun ve trajik bir novella. Unutulmuş Rus klasiklerinden. Leskov bu kitapta hızlı bir ritim ve bir çok yaratıcı estetik bileşen kullanmış. Aşk için her türlü çılgınlığa ve ateşe atlamaya dahi hazır Lvovnişka bana Emma Bovary’i hatırlattı ama çok daha soğukkanlı halini. Zaten kitabın ilk cümlesi de edebiyat kahramanlarına gönderme gibiydi. Çok hoşuma gitti. Şöyle:
-“Bizim buralarda bazen öyle kişilerle karşılaşırsın ki görüşmenin üzerinden ne kadar geçerse geçsin için titremeden anımsayamazsın”