ay

ay
@moonlight
yaşamda sadelik, düşüncede ihtişam
unutulmak, bilinmemek ne güzel. .
“Solmak, kendiliğinden soluvermek bazen ne güzel, koklanmaktansa unutulmak ne güzel, belki de hiç bilinmemek ne güzel, acaba hazine denilen bu mu, olup da, hüküm sürüp de, bilinememek mi?”
Sayfa 65 - İletişim Yayınları (5. Baskı, İstanbul, 2015)
Öykü
Reklam
“Ben dünyanın neresini tutmuşum, neresinden bakmış da korkmuşum, bu kadar bana gözyaşı döktüren ve yirmi beş yaşımda gözlerimin çevresini kırıştıran o ışıklar, o bana uzak olan ışıklar nerede? Ben dışarıyı görmeden içine bakan ben, bu kopkoyu dehlizimde elimi kendi duvarlarıma çarpa çarpa kendi içimde gittim, geldim. Neden şöyle bilmenin, tanımanın uçucu, uçurucu hafifliğini bir türlü edinemedim?”
Sayfa 59 - İletişim Yayınları (5. Baskı, İstanbul, 2015)
Öykü
acaba. .
“Ne kadar kolay kendilerini ele veriyorlar, ne kadar kolay dökülüveriyorlar, ne kadar hızla akideleşiyorlar, ne kadar gevşekçe tespih gibi çekiliveriyorlar. Ben peki bunca kolaylığın içinde bu kadar güçlüğü nasıl buldum da onun kendisi oldum?”
Sayfa 59 - İletişim Yayınları (5. Baskı, İstanbul, 2015)
Öykü
“…desek söz, demesek yüreğimize köz oluyor.”
Sayfa 59 - İletişim Yayınları (5. Baskı, İstanbul, 2015)
Öykü
“Beni perişan eden, bütün o eski hallerim, duygularım, anlayış ve her şeyi öyle görüp öyle duyuşlarım bana ait değil miydi, duygularım bana ait değil idiyse ben kimin hayatını yaşadım?”
Sayfa 49 - İletişim Yayınları (5. Baskı, İstanbul, 2015)
Öykü
Reklam