Berkay Erevikli

Berkay Erevikli
@moonlight_80
İn omnibus requiem quaesivi, et nusquam inveni nisi in angulo cum libro [Her şeyde huzur aradım ama hiçbir yerde bulamadım. Bir kitapla çekildiğim köşeden başka.] SENECA
Fatih ve kardeş katli.
... Mehmet, Osmanlı halef-selef sisteminin işleyişini anında açıklığa kavuşturmuştu ki, bu daha sonra kardeş katli yasasına dönüşecekti: Allah'ın saltanatı bağışladığı oğlun, devletin iyiliğini gözetmek için kardeşlerini öldürmeye yasal olarak hakkı vardır. Bundan sonra idamlar saltanatın el değiştirmesini şaşmaz bir kesinlikle izleyecekti. 1595'de III. Mehmet'in saltanatı başlarken saraydan çıkan on dokuz şehzade tabutuyla doruğa ulaşacaktı...
Sayfa 96·Kitabı okudu
Reklam
...Osmanlı yapısı değişik unsurların ve halkların eşi bulunmaz bir karışımıydı: Türk kabileciliği, Sünni İslamiyet'i, Pers saray uygulamaları, Bizans yönetim şekli ve vergilendirmesi ve törenselliği, Türk dil yapısının Arapça ve Pers kelime dağarcığıyla karışmasından oluşan ağdalı bir saray dili... Yani tam anlamıyla kendine özgü bir kimlik edinmişlerdi.
Sayfa 70·Kitabı okudu
... Tüm oğullar hükümdarlık etmek üzere yetiştiriliyor, ama sadece birisi tahta çıkıyordu ki, bu da en uygun olanın ayakta kalmasını sağlamaya yönelik, merhametsizce tasarlanmış bir metot olarak algılanıyordu. Batılılara asıl irkiltici gelense, evlilik yoluyla oluşan ardıllığı önemsememeleriydi. Avrupa'nın diğer hükümdarlık odakları gibi Bizans imparatorları da hanedansal evlilikler yapılması ve meşru ardıllığın onaylanmış kanla sağlanması için tüketici çabalar gösterirken, Osmanlılar buna hiç aldırış etmiyordu. Bir sultanın babası doğal olarak önceki sultan olacaktı, ama annesi hükümranlık altındaki bir düzine halkın birinden gelen, olasılıkla Müslüman doğmamış bir cariye, ya da köle olabilirdi. Bu genetik kapsamlılık Osmanlılara olağanüstü kaynaklar sağlayacaktı.
Sayfa 69·Kitabı okudu
İstanbul isminin oluşumu
... Yunanca konuşanlar polis, yani 'kent' ekine alışkın olduğundan Konstantinopolis adını yeğlerdi. Oraya gidecek birisi 'eis tin polin'e yani 'kentin içine' gittiğini ifade ederdi ki, bu da Türklerin kulağında İstanbul halinde yorumlanmış olabilir.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Değişik bir Malazgirt savaşı yorumu
İmparator IV. Romanus Diogenes meseleyi halletmek üzere 1071 yılının Mart ayında ordunun başına bizzat geçerek doğuya hareket etti. Ağustos'ta Türkmenler ile değil, parlak kumandanı Alparslan'ın yönetimi altındaki bir Selçuk ordusuyla Malazgirt'te karşı karşıya geldi. Tuhaf bir olaydı. Sultan savaşmaya istek duymuyordu. Onun ana amacı Hristiyanlarla savaşmak değil, Mısır'daki nefret duyulan Şii rejimini ortadan kaldırmaktı. Romanus tarafından reddedilen bir barış önerisinde bulundu. Bunu izleyen, sonucunu klasik akıncı pusularının ve Bizans paralı askerlerinin taraf değiştirmesinin belirlediği savaş yok edici bir Müslüman zaferi oldu....
Sayfa 58·Kitabı okudu
Reklam