... Tüm oğullar hükümdarlık etmek üzere yetiştiriliyor, ama sadece birisi tahta çıkıyordu ki, bu da en uygun olanın ayakta kalmasını sağlamaya yönelik, merhametsizce tasarlanmış bir metot olarak algılanıyordu. Batılılara asıl irkiltici gelense, evlilik yoluyla oluşan ardıllığı önemsememeleriydi. Avrupa'nın diğer hükümdarlık odakları gibi Bizans imparatorları da hanedansal evlilikler yapılması ve meşru ardıllığın onaylanmış kanla sağlanması için tüketici çabalar gösterirken, Osmanlılar buna hiç aldırış etmiyordu. Bir sultanın babası doğal olarak önceki sultan olacaktı, ama annesi hükümranlık altındaki bir düzine halkın birinden gelen, olasılıkla Müslüman doğmamış bir cariye, ya da köle olabilirdi. Bu genetik kapsamlılık Osmanlılara olağanüstü kaynaklar sağlayacaktı.