İlahiyat, ahlak, tarih ve her günkü tecrübemiz bize, dengeye ulaşmak için sonsuz sayıda sır olmadığını öğretirler; tek bir sır vardır: 'İtaat etmek.' 'Bir boyunduruğu kabullenin,' diye tekrarlarlar bize, 've mutlu olursunuz ; bir şey olun ve acılarınızdan kurtulursunuz.'
Kendi içimize mıhlanmış olduğumuzdan, doğuştan gelen ümitsizliğimizin çizdiği yoldan ayrılma melekemiz yoktur. Hayat bizim ortamımız değil diye kendimizi hayattan muaf mı tutturalım ?