soğuk bir kış günü radyo tiyatrosunda tanıştım Akakiy Akakiyeviç'le ertesi gün kitabı aldım. Okurken aynı hisleri paylaştım Akakiy Akakiyeviç'le.. O paltosuna sahip olduğu gün beraber doldu gözlerimiz mutluluktan.. ve evet Dostoyevski haklıydı "hepimiz gogolun paltosundan çıktık" derken..
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bir delikanlıyla bir genç kız birbirlerine aşık olmuşlardı. Ve nişanlanmaya karar verdiler. Nişanlılar her zaman birbirlerine armağan sunarlar. Ama delikanlı yoksuldu. Sahip olduğu tek zenginlik ona dedesinden kalan saatti. Sevgilisinin güzel saçlarını düşünerek ona çok güzel bir gümüş tarak alabilmek için dedesinden kalan saati satmaya karar verdi.
Genç kızın da sevdiği erkeğe nişanlılık armağanı alacak parası yoktu. O da yaşadığı yerin en büyük tüccarına giderek saçlarını sattı. Eline geçen parayla da sevdiği adamın saatine bir altın köstek satın aldı.
Ve nişanlanacakları gün yeniden buluştuklarında genç kız ona sattığı saat için köstek armağan etti delikanlıysa genç kıza kestirdiği saçlarını taraması için gümüş bir tarak.”