Eskiler kalbin gördüğünü gözün gördüğünden daha önemli buldukları için birincisine "basiret" ikincisine "basar" demişler. Basiret mikrokozmik boyutta müteal (aşkın,üst) akıldır ki gerçekleri görmeye yarar, basar ise fizikî iris tabakasından süzülüp gözbebeğiyle eşyayı görür. Kişinin basardan yoksun olması onu yalnızca görme özürlü yapar,ama basiretten yoksun olması insanlığından ayırır.Vay ki kişinin gönül gözü kör ola!..
Rivayete göre Hz. Âdem yaratılacağı vakit Allah Teâlâ Azrail aleyhisselâma yeryüzünden toprak getirmesini buyurmuş, o da dünyanın değişik yerlerinden topraklar almıştır. Yaratış esnasında kalbe denk gelen toprak meğer Kâbe arazisinin toprağıymış.