Bir hayaldi, geldi geçti.. Nasip değilmiş. Üzülmeye gücüm kalmadı artık. Önce onlara gittim. Meğer yürüyüp yürüyüp varamamışım. Sonra acı sözlerle elime verildi tüm emeklerim. Sonra dedim ki kendime döneyim sınava odaklanayım. Herkese koşarken kendime de geç kaldım. Toparlayamadım. Çok dua ettim. Allahım dedim aydınlığa çıkar yolumu. Güzel eyle kaderimi. Olmadı. Başaramadım. Giden zamanıma üzülüyorum şimdi. Sadece kendime baksaymışım diyorum. Herkes güldüğü yerde ağlasaymış keşke. Merhem olmasaydım kimseye. Acımasız olsaydım onlar gibi. Yapmadım, yapamadım. Olan bana oldu sadece. Düşünce yanında olduğum herkes kalkınca bir çelme de bana taktı. Sınavı bekliyordum babamın evine gidip kalan bütün eşyaları alacaktım. İki aydır konuşmadığım adam yine yüzüme bakmadı. Ben belki birazcık olsun pişman olmuştur diye düşünüyordum. Hâlâ kendi hatasına dönüp bakmaya tenezzül bile etmemiş. Bir kere pişman bile olmamış. Yanında durduğum günlerin hatrını bile saymamış. Tuttuğum elini, sildiğim yaşını unutmuş bile. Ne bekliyordun ki be kızım, ne bekliyordun? Zaten berbat bir gün geçirmiştim. Eve geldim baktım aynadan kendime. Bu muydu dedim hakettiğim. Bu muydu? Ne kendime yetebildim ne başkalarına. Herkese koştum, kimseye yetişemedim. İçimde bir ihtiyar oturuyor şimdi. Omuzlarım çöktü, gücümü tükettiler. Oysa ben kitapları, şiirleri, kuşları, gökyüzünü seven bir kızdım. Şimdi fark edemiyorum hiçbirini. Renklerimi soldurdular. Affetmiyorum. Kıran, döken, parçalayan, umursamayan, yanımda olmayan kimseyi affetmiyorum. Yorgunum dedikçe yokuş oldunuz, elbet devran döner.