"Seni seveni de, kalbinde bir yere koyanı da, hayatında öncelik vereni de anlarsın. Çünkü davranışa yansır. Seni üzen şeyi karşındaki insana bin defa söylemene de, bir ilişkide ne yapılması gerektiğini talep etmene de gerek kalmaz. Sadece görürsün, önemseyen gösterir. Bu kadar."
Asla akmayan, sizi sürekli düşünmeye sevk eden bir kitap. Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu söyleyemem ama okunduğunda boşa geçen bir vakit olduğunu da düşünmüyorum. Keyifli olay örgüsü, heyecanlı sahneler yok ancak insan psikolojisi, acaba ben ne yapardım gibi sorular sürekli kafanızda canlanıyor. Belki psikoloji hakkında daha fazla şey bilseydim kitaptan biraz daha fazla çıkarım yapabilirdim.
Amerikan edebiyatının ilk masalı olarak görülen eser, bize aslında sahip olduğumuz kalbimizin, beynimizin, duygularımızın kıymetini gösteriyor. Çizgi film tadında bir okuyuşta sayfalar akan bir serüven. Ama güzel bir mesajı da var; bir başka yerde her şeye sahip olabiliriz ama evimizde olmayız ve bu bizi mutlu etmez. Ne de olsa insanın evi gibisi yoktur...