Kelimenin bütün anlamı ile Rab birdir.Bunun başka alternatifi yoktur.O da isimleri mukaddes olan Allah-u Teâlâ'dır.Rûbûbiyet,parçalanmayı kabul etmez.O'nun parçalarından birisi,hangi yoldan olursa olsun Allah'tan başkasına ait olamaz.Bu kâinatın nizâmı,-aslı ve merkezi ile- en sağlam bağlarla birbirine bağlıdır;onu tek olan Allah yaratmıştır.O'na,her türlü müracatların tek kaynağı olan Allah hükmeder.
Siyasal manasıyla mülkün sahibi,üstün ve mutlak egemen olduğunu iddia edenin iddiası,kendisini tabiatüstü bir güç görüp,'Ben sizin veliniz,kefiliniz,koruyucunuz ve yardımcınızım' diyen insanın iddiasıyla aynı anlama gelmektedir.
Ûlûhiyet ve otorite(mutlak egemenlik) birbirini gerektirir;anlam ve ruh bakımından farkları da yoktur.Otoritesi bulunmayanın ilâhlığı mümkün olmadığı gibi,ilâh olarak kabul edilmesi de yakışık almaz.Mutlak otorite sahibinin ilâhlığından söz edilecekse onun tek başına ilâh olmasının da kabul edilmesi gerekir.Çünkü herhangi bir şahsın bir ilâhtan istediği,bütün ihtiyaçlarının yerine getirilmesi ise,bunun otoritesiz bir güç tarafından yapılması mümkün değildir.Kişilerin güçsüz bir varlığa yönelmesi ve ondan bir şeyler ümid etmesi,göle maya çalmak gibidir.