İ’lem eyyühe’l-aziz! Nefis daima ızdıraplar, kalâklar içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaşmıyor. Hükm-ü kadere razı olmuyor. Halbuki, şemsin tulû ve gurûbu muayyen ve mukadder olduğu gibi, insanın da bu dünyada tulû ve gurûbu ve sair mukadderatı, kalem-i kader ile cephesinde yazılıdır. İsterse başını taşa vursun ki, o yazıları silsin fakat başı kırılır, yazılara birşey olmaz ha!
Ve illâ muhakkak bilsin ki: Semâvat ve arzın haricine kaçıp kurtulamayan insan, Hâlık-ı Külli Şeyin rububiyetine muhabbetle rızâdâde olmalıdır.
Kim bu nizamın içinde yaşadığı hâlde, hangi şekliyle olursa olsun,rûbûbiyetin bir kısmının Allah'tan başkasına ait olduğunu zannederse o,hakikatle savaşmış,hakka isyan etmiş,eliyle kendini tehlike ve hüsrana atmış,gerçeğe aykırı davranarak kişiliğini zedelemiş olur.