Hepimiz hayatın içine düştük. Her birimizin derinlerinde yaralar ve yetersizlikler var. Bir ömrü hep bir şeylerden şikayet ederek tüketmek seçeneklerin en kötüsü. Bir yerden kendiyle yüzleşmeli, var olma cesareti ortaya koymalı ve hayatı iyi bir şekilde yaşama çabası içine girmeli insan.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bugün psikanalize ilişkin bilinçaltı, determinizm, id, ego, cinsellik, saldırganlık gibi kavramlar, yaşadığımız zamanın ruhunu önemli ölçüde yansıtan kavramlardır.
Irade gücüne ilişkin bu ihtiyaç ve sorunlar sadece çocukların ve gençlerin değil, her yaş grubundan insanın yaşadığı önemli sorunlardan biri haline geliyor. Bu yüzden de özgüveni yüksek ancak harekete geçme konusunda sorun yaşayan, başladığı iş sürdürecek motivasyonu bulamayan, kimi zaman ilk imtihanda dağılan, ilk engelde pes eden ve ilk sorunda kişilerarası ilişkilerini kolayca sonlandırabilen oldukça yaygın bir profil çıkıyor karşımıza.
Bugün yaşadığımız şey küresel bir sorun haline gelen bir irade bunalımıdır. Insan her şeyi görünürde kontrol edebiliyor olmanın özgüveniyle yaşarken, aslında hayatı ve tercihleri üze- rindeki kontrolü giderek yitiriyor. Hayatına doğrudan ve dolaylı olarak etki eden binlerce değişkenin karşısında daha pasif, daha etkisiz hale geliyor. Bu yüzden her geçen gün karar alma, bulunma, seçim yapma, haz erteleme, sorumluluk alma, yapılması gerekeni sonuna kadar sürdürme gibi temel insani yönlerimiz zarar görüyor ve bu sürece ilişkin hissettiğimiz acziyet giderek derinleşiyor.
Önümüze çıkan duygusal ve zihinsel çeldiriciler daha önce olmadığı kadar çok, hiç olmadığı kadar güçlü ve hiç olmadığı kadar çeşitli. Bütün bu fırsatların ve tehditlerin gelgitleri içinde bir yandan kendimizi kontrol etme, duygu ve düşüncelerimizi düzenleme ve hayatımıza yön verme ihtiyacımız giderek artarken, diğer yandan yaşadığımız kaygan zeminde kontrolü yitirmeye başladığımızı düşünüyoruz. İrade gücüne yeniden dönme ihtiyacını tam da bu noktada hissediyoruz belki de.