H

H
@morgendorffer
126 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Bir fili tek defada yemek imkânsızdır, onu yemek için küçük parçalara bölmelisiniz. Ya da çok yüksek bir dağa tırmanış yaptığınızda sürekli zirvenin uzaklığını düşünerek yürümek motivasyonu azaltır. Oysa sadece yürüyüş yaptığınız patikaya odaklandığınızda ve yavaş yavaş yürüdüğünüzde bir süre sonra farkında olmadan yolu yarıladığınızı fark edersiniz.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İlk adımı bir şekilde atmak gözümüzü korkutan işin aslında o kadar da zor olmadığını gösterir bize. Burada yapılan hata daha işe başlamadan bütün sürecin zorluğunu düşünüp, ilk anda hepsinin kaygısını kendi omuzlarımıza yüklemektir. Bu bazen dünün pişmanlıklarıyla da birleşince ortaya kronik bir erteleme ve kaçınma davranışı çıkar. Ama dün çoktan geçmiş, yarın ise henüz gelmemiştir. Yapmamız gereken şey dikkatimizi ve enerjimizi bulunduğumuz güne, hatta bulunduğumuz dakikalara harcamaktır. Geçmişteki pişmanlıklara ve "keşke"lere harcadığımız ve gelecekteki kaygılara dağıttığımız o enerji bulunduğumuz âna fazlasıyla yeter. Motivasyonun sadece o ana yoğunlaşması verimliliği de kat kat arttırır.
Erteleme davranış irade konusunda en çok yakınılan sorrunlardan biridir. Bu sorunun da arka planında çok çeşitli nedenler vardır. Ancak çözüm konusuna gelindiğinde en etkili ve işe yarar çözüm aynı zamanda en basit olanıdır: Düşünmeyi, beyin patlatmayı, ayrıntılı analizler yapmayı bırakıp bir yerden başlamak. Her zamanki kısırdöngü içine girmeden ilk adımı atmak. Uzun uzun düşünmeden sadece harekete geçmek. Bu örüntü bir süre tekrar edildiğinde alışkanlık haline gelir ve kişi ilk zamanlardak zorlanmayı yaşamadan hızlıca harekete geçer artık.
Tembel yönümüz bir işi ertelemeyi arzuluyorsa oturup uzun uzun "ertelemeli miyim," "hemen mi yapmalıyım," "neden hep böyle şeyler yaşıyorum" "biraz bekleyip sonra yaparım," "nasılsa zamanım var," "aradan çıksaydı iyi olurdu," "şimdi başka bir şey yapayım bitince hemen buna başlayayım," şeklindeki kısırdöngü düşünce biçimi yerine, bu işi şimdi yapmanın bizim için anlamını düşünmeliyiz. "Bu işi şimdi yapmak bana neler kazandıracak ve bunu ertelemenin sonuçlarına katlanmak ister miyim?" sorusunu kendimize sorup dürüst cevaplar üretmeliyiz. Sorumluluklarımızı yerine getirme , zevklere yenik düşmenin bizim için anlamı nedir? Yenilmek, kaybetmek, ertelemek, sorumluluktan kaçmak bizim için uzun vadede ne anlama gelir ve bu durumun maliyetleri şimdi yapma nin vereceği yorgunluktan daha mi az? Anlamlı bir neden ortaya koymak, iyi olanı yapmamız yönünde güçlü bir teşvik edici olur.