…Giulia arkaya değil öne, babasının kucağında oturuyordu. Rüzgarın saçlarını savurduğunu, hızın yarattığı o baş döndürücü sonsuzluk ve özgürlük hissini her şeyden çok seviyordu. Hızdan korkmuyordu, çünkü babasının kollarındayken başına hiçbir şeyin gelmeyeceğini biliyordu.
Bu levha aynı zamanda bir unvanı, bir rütbeyi, Sarah’ın dünyadaki yerini ifade ediyordu. Bir ömürlük çalışmayı, kendini gerçekleştirmeyi, kazandığı başarıyı, sahip olduğu alanı ifade ediyordu.