Zira, nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılama ya yarar. Kör bir insan için gökkuşağının renkleri, sağır bir insan için kuş sesleri nasıl boşunaysa, bütün bir yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki, düzgün çarpmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır.
Eğer halk, boyun eğmekten başka bir şey yapmayacağı konusunda söz verirse bu kararıyla kendi varlığını ortadan kaldırır, halk olma niteliğini yitirir; ortaya bir efendi çıktığı anda egemen varlık diye bir şey kalmaz, siyasal oyrun yok olur.