Önyargı ile başlayıp sürekli ertelediğim için kendime kızdığım bir kitap oldu. Okurken çok etkilendim.Bütün duyguları doruklarına kadar yaşadım.
İlham vericisin Tara.
Gerçek bir başarı öyküsüdür.Tara , Idaho’da yaşayan Mormon bir ailenin yedi çocuğunun en küçüğü olarak dünyaya geliyor. Mormonlar Tanrı'ya, İsa Mesih'e ve Kutsal Ruh'a inanırlar. İncil'in ve Mormon Kitabı'nın Tanrı'nın sözü olduğuna inanırlar. Ailelerin ebedi olduğuna inanırlar.Tara’nın babası bağnaz bir mormon olmakla beraber diktatör,paranoyak ve psikopat biridir.
Dağlık bir bölgede , insanlarla iletişim kurmadan ve sosyalleşmeden uzak bir yaşantıları vardır.Babası , çocukları ile birlikte hurda işleriyle; annesi ise bitkilerle tedavi üzerinde çalışıyor ve bir sürede ebelik yapıyor.Aile kendi içerisinde her şeyi halletmeye çalışıyorlar.Kimlikleri yok , hastaneye gitmiyorlar , okula gitmiyorlar, tedavilerini kendileri yapıyorlar ve birçok şeye babalarından dolayı karşılar.Anne burada sessiz.Aynı zamanda Tara ,babası ve erkek kardeşlerinden fiziksel şiddete maruz kalıyor.
Tara ,16 yaşına kadar bu durumları hiç sorgulamıyor.Babası ne derse doğru odur olarak kabul ediyor.Biraz kabuğundan sıyrılıp, dış dünya ile bağ kurmaya başladığı an kendi hayatını da sorgulamaya başlıyor .İşte kırılma noktası tam burada başlıyor.Tara ,üniversite okumaya karar veriyor.Sınava hazırlanma süreci başlıyor ve Tara , üniversiteyi kazanıyor.Her ne kadar baba karşı olsa da.Dağlık bir bölgeden çıkıp başka bir yaşantıya gidince uyum süreci başlıyor.Tara pes etmiyor çok çalışır her seferinde kendi yeniden keşfediyor.Ve bir süre sonra dayanamayıp ailesi ile bağlarını Panik ataklar geçirmeye başlıyor en sonunda bir danışmanlık almaya karar veriyor.Sonrasında kendi toplamaya başarıyor.Ve artık Doktor Westover.
Tercihi yüzünden onu