"Anne" dedim, "Sen iyimserle kötümserin hikayesini biliyor musun?"
"Hayır," dedi.
"Kötümser, 'İşler daha kötü olamaz!' diye feryat ederken, iyimser, 'Olabilir, daha kötü de olabilir!' dermiş."
"Şimdi söyle bakalım, sen iyimser misin, kötümser misin?"
Niye hiçbir sokağın, caddenin, meydanın, köyün adı aynı kalmıyor, sürekli değiştiriliyordu acaba? Tarihten kaçmak için mi? Her şeye sıfırdan başlamak için mi?