Danu Morrigan, "Narsist Annenin Kızı Olmak" kitabında aslında hepimizin hayat boyu cevabını aradığı o büyük sorunun peşine düşüyor: "Ben neden böyleyim?"
Kitabı okurken altını çizdiğim satırlar, aslında bir insanın kendi benliğini bir başkasının onayına göre inşa etmesinin ne kadar ağır bir yük olduğunu hatırlatıyor.
"Yanılıyor olmak yaptıklarımla ilgili bir şeydir; kişiliğimle değil." Bu cümle aslında bir nefes alanı açıyor. Eğer bir evde sadece "mükemmel" olduğunuzda sevildiyseniz, hata yapmak sizin için bir başarısızlık değil, bir kimlik krizine dönüşür. Morrigan burada bize şunu fısıldıyor: Denemekten, yanılmaktan korkma; çünkü yaptığın hatalar senin kim olduğunu belirlemez. Onlar sadece geçtiğin yollardır.
Küçük bir çocuk için ebeveyni dünyadır. Eğer o dünya size sevgi vermiyorsa, "Dünyam hatalı" diyemiyoruz çünkü bu çok korkutucudur. Bunun yerine "Ben sevilmeye değer değilim" diyoruz. Yetişkinlikte kendimizi değersiz hissettiğimiz o anların aslında yıllar önce kendimizi korumak için vardığımız o yanlış ama hayatta tutan mantık sonuçları aslında.
İşlevsiz ailelerde gerçekleri söylemek, o sahte huzuru bozmaktır. Bir narsist annenin düzeninde, gerçeği gören çocuk genellikle sorun çıkaran ilan ediliyor. Oysa o çocuk ailenin en dürüst aynasıdır.
"Her sorun bir zamanlar bir çözümdü" Belki de kitabın en iyileştirici cümlesi bu. Bugün bizi zorlayan kaygılarımız, mükemmeliyetçiliğimiz ya da aşırı uyumluluğumuz aslında çocukken o fırtınalı evde hayatta kalmamızı sağlayan can simitlerimizdi. O zamanlar işe yarıyorlardı, bizi koruyorlardı. Ama artık fırtına dindi ve o ağır can simitleriyle karada yürümeye çalışıyoruz. Onları bırakma vaktimiz geldiğini fark etmek, özgürlüğün ilk adımı.
Morrigan, bizi pencerenin camına çarpan o kuşa benzetiyor. Çarptığımız şeyin
Bozuk değilsin ki tamir edilesin
Yaralanmışşın, iyileşmelisin... En iyi iyileşme sıfır iletişim kurmaktan geçiyor tecrübe ettim sorgulamayi bırak yoluna bak
#KıtabülHiyel #İhsanOktayAnar
"Hiyel" kelimesi, hem makine bilgisi yani mekanik hem de hile anlamlarını taşır. Roman, bu iki anlamı da mizahi ve ironik bir dille işleyerek, bilimin ve teknolojinin insan hırsıyla birleştiğinde ne gibi sonuçlar doğurabileceğini felsefi bir derinlikle işler.
Kitaptaki olaylar Sultan 3. Selim ile 2. Meşrutiyet zaman aralığında yaşanır. Hiyelkâr üç kişi üzerinden üç kuşak yaşananları okuyoruz bu kitapta.
Teknoloji üretmeye çalışan insanların karşılaştığı zorluklar bir yana kişilerin iktidarı ele geçirme isteği için sebep oldukları kaos hem güldürüyor hem de ders veriyor.
İhsan Oktay Anar'ın özgün üslubu bir başka zaten; bilen bilir. Bahsettiğim olayları lezzetli bir şekilde bize anlatırken aynı zamanda Anar, gerçeklik ve hayalin karşılaştırmasını da yapar.
Devr-i daim kavramıyla ve arayışıyla sonsuz olana atıfta bulunur.
Uzun İhsan Efendi yine bizimledir.
Aman, Tanrı eksikliğini vermesin!
Peki insan gücün peşinden mi gitmelidir, yoksa güzelliğin peşinden mi?
Okuyun ve cevabı bulun.
Çav bella
Tam animasyon film, çizgi dizi tadında hem gençlerin hem yetişkinlerin okuyabileceği bir seri.Evreni çok özgün ve tatlı. Konuşan dev kediler, şekil değiştiren bir otel, uçan şemsiyeler ve dahası. Yaz aylarında okunabilecek rs kurtarıcısı bir kitap
Konusuna gelirsek Morrigan lanetli bir çocuktur ve 11 yaşında ölecektir ya da öyle sanılıyordur. Jupiter gelip onu başka sihirli bir dünyaya götür ve morrigan kurtulur. Ama orada kalması için bir cemiyete girmesi gerekir. Bu cemiyete girmesi için de dört tane sınava girmelidir ama son sınav özel yetenek sınavıdır ve morrigan özel yeteneği olduğunu düşünmüyordur.
.
.
.
Spoiler
.
.
.
Seride çok güzel arkadaşlıklar Göreceğiz. Diğer kitapta 919 çocuklarını daha çok okuyacağız özellikle hawtorne,candance ve morrigan'ı.
Morrigan'ın yeteneklerini merak ediyorum umarım diğer kitapta biraz tanır ve kullanmaya çalışır.
Jack ve morrigan atışmaları çok eğlenceliydi.
Hawtorne' a lafım yok. Çok güldürdü beni özellikle Jüpiter'in cemiyette yaptığı haylazlıkları not aldığı sahne.
Annenin kızı değil kölesi olduğunu geç de olsa anladıysan, hayatını kurtarmak istiyorsan kitabı oku şükredeceksin. Narsizm heryerde eş patron arkadaş . Hepsinden bir şekilde kurtuluyorsun ama narsist anne ruhunu emmeden bırakmıyor seni. Yazar da narsist anne kızı ve kendi yaşadıklarını ve kurtulmak için uyguladığı yöntemleri paylaşıyor. Hayatımın kitaplarından biri. Mağdurlar okusun
Serinin hiç bi şey anlatmayan kitabı oldu bana göre. Bi de ben bazı karakterleri anlamıyorum gerçekten mesela nesta saçma sapan bi karakter neyi neden yaptığı belli değil kişilik bozukluğu mu var ne anlamadım. Hem kötü bi abla hem kötü bi evlat hem kötü bi arkadaş. Bi de bazı karakterler duygularını çok yoğun yaşıyo mesela rhys neden feyre ile ablasının ilişkisine burnunu sokuyor işte yok ablanı affetmiycem falan ya feyre senin kadar takmıyor sana noluyo tamam anladık en aşık erkek sensin. Ayrıca tamline gelicek olursak bi kral yüce lord türlü meziyetleri var adamın halkı tarafından bu kadar yalnızlaştırılamaz yani karakterin gelişimi şu anki yaptığı şeylere uygun değil. Bir de lucien ve elain var bu eşlik bağı konusunu yazar çevirmeye çalıştı ama olmadı bence eğer bu eşlik bağı varsa eşin bellidir abi rhys ve feyre de bunu gördük ama şimdi elainle azriel in arasını yapıcam diye hem eşlik bağının olayını değiştirdi hem de lucieni harcadı. Bir de kabuslar sarayında rhys hakimiyet kurabilecekken niye hala sanki onlara muhtaç gibi davranıyo en güçlü yüce lord sözde yersen yani saçma salak hareketleri var hepsinin. Feyre de zırt bırt ağlıyo gözünden yaş geliyo falan. Elain desen zaten alık nesta desen yorumsuz ketum. Rhy mıç mıç cassian ı severim azriel de tatlı çocuk ama o da morrigan diye tutturmuş kardeşim bi kendine gel madem gölge okuyanın nasıl anlamazsın mor un cinsel tercihini off