Freud, bastırılmış düşüncenin kendisini gizleme mekanizmasını, sansür olarak adlandırır. Sansür aynı zamanda, gün içinde bile, bir mantığı sonuna kadar götürmemize engel olan dirençtir. Sansür düşüncenin, rüya sahibi onu tanıyamayacak şekilde kılık değiştirene kadar açığa çıkmasına izin vermez. Rüyayı görene rüyasının arkasındaki düşüncenin ne olduğunu söylediğimizde, bastırmış olduğu karmaşaya direndiği gibi bize de karşı çıkacaktır.
Freud rüya düşüncesini oluşturan arzuların açıkça kabul ettiğimiz arzularımız değil, acı verici olmaları sebebiyle bastırdığımız arzularımız olduğunu söyler. İşte arzularımız tam da bu sebeple, yani uyanık durumdayken bilincimizden uzak tutulmaları sebebiyle rüyalarımızda dolaylı olarak su yüzüne çıkarlar.
Hayatımızı arzularımızın farkına varmak için mücadele ederek geçiririz: Yaptığımız her şey bir şeylerin olmasını ya da olmamasını istememizden kaynaklanır.