1000Kitap Logosu
Rüyalar

Rüyalar

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

360 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 10 sa. 12 dk.
Adı
Rüyalar
Basım
Türkçe · Türkiye · Pinhan Yayıncılık · Ocak 2015 · Karton kapak · 9786055302542
Yazar, psikiyatrist, eğitimci, ressam ve bir de seyyah olan Carl Gustav Jung, rüyalar hakkındaki fikirlerini bu derlemede toplamıştır. Gizemcilik, din, kültür, semboller gibi ana temaları kendine özgü ve maharetli anlatım tekniğiyle okuyucuya sunmuştur. Rüyaları filmsel özellikleriyle teşhis etmiş, ayrıca sadece şahsi planda söz konusu olan "kişisel rüyalar" ile hepimizin tecrübe ettiği ve kolektif bilinçdışının ürünü olan "büyük rüyalar" arasında ayrım yapmıştır. Yirminci yüzyılın en etkin figürlerinden biri olarak Jung, Rüyalar adlı eseriyle kendi ürettiği sıradışı kavramlara anlaşılır tarzda bir giriş yapmakla kalmamış, bunun yanında toplu eserlerinin nitelikli okunması için de en ideal yöntemi sunmuştur. (Tanıtım Bülteninden)
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 67.3
Erkek
% 32.7
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.4
10 üzerinden
55 Puan · 16 İnceleme
360 syf.
·
13 günde
·
8/10 puan
Rüyalarımız her gece kendi çaplarında felsefe yaparlar...
İlk önce duyularla hissedilmeyen hiçbir şey akılda yer almaz... Rüyalar aslında zihin etkinliği değil de varlık çabasının bir işlevi midir? sorusu ile başlayarak girişte öncelikle şunu belirtmek istiyorum, Jung'un rüyalar hakkındaki görüşleri metafiziksel ve dolayısıyla felsefi, hatta biraz da teolojik eğilimler göstermekte, yani bu kitapta psikoloji kapısı felsefeye açılıyor. Rüyaların, psikenin (basitçe zihnin hem bilinç, hem de bilinç dışı kısmı diye tabir ettiğimiz beyin sürecidir diyebilirim, ki başta yaklaşık bir yüz sayfa kadar psikeyi ve temel aldığı içeriği detaylı bir şekilde veriyor.) bir ürünü olduğunu, ancak içgüdü teorilerinin psikeyi sınırlandıracağını, dolayısıyla rüyaları açıklamada yetersiz kalacağını söylüyor. Hatta yorumlarken bile çoğu zaman bir belirsizlik içerisinde olunup, bilinç dışı psike bilinçli zihni her açıdan sardığı gerçeği olsa bile açıklamayı net yapabilmek için analizi bilinçle bütünleştirmek gerekiyor. Ama aslında bilinç dışı ve onun çoğunlukla anlaşılmaz düzeni bilinçli zihnin içeriğinin bir yansımasıdır. Yani bilinç dışının dürtüleriyle, kendimizi onlarla özdeşleştirmeden ya da onlardan kaçmadan yüzleşmemiz gerekir, çünkü bilinç dışından kaçmak işlemin bütün amacını yok edecektir. İçeriğinde biraz tıbbi bir anlatım, mandalalar, mitolojik semboller ve oldukça karmaşık arketipler mevcut, ilginiz varsa oldukça keyifli oluyor, zaten imge ve motiflerden bağımsız başka türlü nasıl bir açıklama getirebilir o da düşündürücü, bunu bilerek başlayın ve bence bundan önce
Sigmund Freud
Sigmund Freud
'un
Rüyaların Yorumu
Rüyaların Yorumu
kitabını okuyun derim, çünkü Jung açıklamalarında birçok şeyi ona temellendiriyor. Sayılar ve mandalalar kısmı açıkçası karışıktı ve durup gerçekten bu böyle mi diye sorguladığım, mantığa oturtamadığım bazı şeyler oldu. Ancak danışanlarının rüyalarını içeren elli dokuz rüyayı tek tek yorumlayıp açıklaması somut bir şekilde görmenizi sağlayıp, dışarıdan farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Zaten rüya analizleri de analitik tedavinin bir aracı ve parçası olarak görülüyor, bu yüzden oldukça yararlı. Eserin değeri ve Jung'un analitik psikiyatriye olan katkıları aşikar, bu açıdan kitaba bir şans verilebilir, içgörü kazanıp kendinizle ilgili farkındalıklar yaşayacağınıza eminim. Yaşamın kendisi gerçek yaşam değildir, sadece bilindiği zaman gerçek olur. Sadece birleşmiş bir kişilik yaşamı deneyimleyebilir, parçalara ayrılmış ve kendisine "insan" diyen ıvır zıvır öbeği değil... Keyifli okumalar...
Rüyalar
8.4/10 · 235 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
360 syf.
"Rüyalar gerçekten hayat memat meselesidir."
Daha 5 yaşında afacan bir çocukken, rahmetli babaannem, kimin rüyasını dinlese mutlaka dizlerinin önüne çöker onu can kulağıyla dinlerdim. Bilge bir kadındı babaannem, o yıllarda gözlerimi fal taşı gibi açtıran yorumlar yapardı. Beni de sıkı sıkıya tembihlerdi. "Rüyanı doğru anlatmazsan günahtır." derdi, hâlâ o sesi her rüya anlatışımda kalbimin üstünde hissederim. Gördüğüm rüyaları hep ertesi günün fihristi gibi düşünürdüm. Sonra herkesin kendi zihninde oluşturduğu o rüya bahçesine giriverdim, artık hangi çiçeğin nasıl koktuğunu az çok biliyordum, ya da yağmurun, fırtınanın ne demek olduğunu... Zihinlerimizin bir haritası çizilebilseydi, eminim köşe başlarını rüyalarımız tutardı... Tutarlı tutarsız rüyalar, anlamlı anlamsız... 'Anlam' demişken Jung 'Anlam'lar anlamsızdır, zira hiçkimse varlığın gizemine hakiki bir anlam biçemez diyerek, son derece 'anlam' lı bir tespitte bulunuyor :) Bir gün bir kardeşime telaşla, "anneni gördüm rüyamda" dedim, "hastahaneye götürmüştün, durumu iyidir inşallah." diye de ekledim. "Eylül" dedi "bu rüya benim annemle ilgili değil, senin annenle ilgili, rahatsız olabilir, bir ara istersen." Şaşırmıştım. O kadar emindim ki kendimden, üstüne bir de üzülmüştüm... Aradım annemi, "iyiyim kızım" dedi, sonra söylemediği bir şey olduğunu anladım ve hemen ablamları aradım. Ve öğrendim ki, dizleri ağrıdığı için iğneler vuruluyormuş. Üzülmeyeyim diye söylemiyormuş.İnsanın böyle aklı selim dostlarının olması tek kelimeyle 'huzur'. Annem elhamdülillah şimdi iyi. Jung'un rüya tahlilleri elbette, rüya analizinin çok ötesinde, bilgeliğinin en önemli ölçütlerinden. Simyanın ve metafiziğin bütün öğeleriyle zenginlik kazanmış, olağanüstü bir şifa kaynağı. Ve bu yolla sayısız hastasını nevrozun ve psişik hastalıkların pençesinden kurtarmış... Eserin muhteviyatına geçmeden evvel, Jung'un eserde yer almayan bir deneyimini sizlerle paylaşmak isterim... Jung bir hastasıyla ilgilenirken, hastası ona rüyasında uçabilen bir böcek gördüğünü söyler, aynı anda oturduğu koltuğun arkasında durmadan camı tıklatan bir sesi farkederler ve camı açtığında aynı böcek Jung'un odasında deli gibi uçmaya başlar. Bunu anlatırken Jung Reis ne kadar şaşırdığını saklayamıyor :) Mevzu şu ki hastası aklın almadığı şeylere direnç gösteriyor, oysa bütün bu olanların Jung'un arketiplerinde çok net, nokta atışı diyebileceğimiz bir karşılığı var. Bu böcekle ilgili bildiği şeyler var Jung'un, böceğin çağlar evvelinden getirdiği haberlerden, ona anlatmak istediklerinden adı gibi emin :) Jung'u çağdaşlarından ya da günümüz psikiyatrlarından ayıran özelliği, hastalarında ortaya çıkan simgesel koşutlukları kendi simgesel bilgisiyle eşleştirebilmesiydi. Bu onun için bir zorunluluk, mesleğinin bir parçasıydı, çözümsüzlüğü kabul etmek, boyun eymek yerine kendine yeni yollar, yeni hakikatler ararken, bir bilgeye dönüşmüştü, kutsal metinlerin arketipleri ondan sorulurdu :) Akıl için olanaksız gibi görünen gerçeği hasta kabul edip şifa bulmuş, böcek vehimlerinden kurtulmuş, yeniden hayata merhaba demiştir. :) Jung'un Arkadaşı ileri yaşlarda dağcılığa merak sarmış bir meslektaşıdır ve Jung'u rüya yorumları konusunda eleştirmektedir. Fakat Jung o kadar zarif bir adam ki, arkadaşının haddini aşan cümlelerinden, bana çok takılırdı naifliğiyle söz ediyor :) Birgün karşılaşırlar, Jung'a laf arasında rüyasını anlatır, rüya şöyledir; yamaçları karla kaplı, yüksek bir dağa tırmanmaktadır. Yükseğe çıktıkça kendini daha iyi hissetmektedir. En yükseğe vardığında o kadar büyük bir haz duyar ki uzaya tırmanmayı hayal eder, ayağını boşluğa atar ve sevinçten uyanır. Jung rüyayı duyar duymaz endişeye kapılır, arkadaşını uyarmak ister ve rehbersiz tırmanmaması gerektiği konusunda iyice tembihler. Fakât doktor arkadaşı rüya analizlerini ciddiye almamaktadır, gülüp geçer ve maalesef Jung'un yorumu isabetlidir. Bir gün rehbersiz tırmanır, kayalığa basmak yerine boşluğa basar ve dağın zirvesinden aşağıya düşer ve ne yazık ki hayatını kaybeder. Rüyalar, ona göre doktorun teşhisine yardımcı olan belirtilerdir fakât çözdüğü sembolizm, geleceği de kuşatmaktadır. Rüyanın verdiği ipuçları bilinçdışını görünür kıldığından, bilinçdışından nüksedecek ve bizim tahmin edemediğimiz hadiseleri de çok net görebilmekte, gelecekten değil ama olabileceklerden haber vermektedir. Bunu bir tahmin gibi düşünün, figürler ve olaylar dışarıda ki kar yağışını o kadar net gösteriyor ki, buzlanma kaçınılmaz oluyor :) Rüyalar, görünen içeriğin derinlerinde yer alan psişik görüntülerdir. Mesela soyut bir tabloyu düşünelim, tabloya baktığımızda her insana farklı bir duyguyla canlanan renkler ve biçimler görürüz. Fakat ressamın o tabloyu resmederken hissettikleri bizimkilerden farklıdır. Her rüya her insanın kendi öznel alanıdır. Rüyalar kişinin tesirinde kaldığı olay yahut nesneleri alıp nefis bir kurgunun figüranları yapar fakât ortaya çıkan oyun, psikolojinizin ücralarından replikler içerir hattâ arada sırada rüyayı görenin atalarının, insanoğlunun ilk deneyimlerinin süflörlük yaptığı bile olur... Örneğin Jung; Rüyada denizin bulunduğunuz yeri işgal ettiğini, sel gibi üstünüze geldiğini görmek, hayra alamet değildir diyor. Kişinin yaşayacağı zihinsel anormalliklere işaret eder. Sebebi de şudur; deniz bilinçdışını temsil ettiğinden bilinçdışı bilinci işgal eder ve kişinin nesne ile irtibatını keser. Bu kritik andan sonra kişinin hallüsünasyonlar ve olmayan ruhani varlıklar görmesi an meselesidir. Allah muhafaza :) Bilinçdışının rüyalara adeta komutlar verdiğini gözlemliyoruz... Bu tip rüyalara Jung 'indirgeyici rüyalar' diyor. Gerçekte olduklarından daha iyi ya da daha değerli görünen insanlar, öyle rüyalar görürler ki, tam da hasarlı davranışı işaret edip, onu onarmaya odaklıdır. Adeta nokta atışıdır. Bu rüyalar kişinin yükseklik kurgusunu, ona aczini göstererek al aşağı eder. Kendince varettiği sahte tırmanışa, acı veren zayıflıklıklarını yüzüne çarparak, son verir, kibrini bertaraf eder. :) Bu yüzden çok mert ve ne istediğini bilen, efendi rüyalardır. Baştacıdır. Kişiyi kendine getirirler :) Jung, Freud'un, dramatik etkisi güçlü, duygusal rüyalarda, bastırılmış duygunun şiddetiyle kişinin uyandığı düşüncesine katılmamaktadır. Kendi düşüncesi ise; bilinç durumunu dengeleyen rüyanın, güçlü bir içerik taşıdığında, kişinin bilince yönelmesine neden olduğudur. Her yıl 2 bin rüya analiz eden Jung, rüyaların, 'kendiliğe' ulaşma yolunda yaşanan çatışmalara tutulan bir ayna olduğunu düşünüyor. Peki nedir kendilik? Jung, bilincin ve bilinçdışı psikenin toplamı olarak tanımlar kendiliği fakât bilinçdışı içeriğinin bilinmezliği bu toplamı deneyimle sınırlandırır. Yani bilinçdışı psike deneyimlendikçe kendilik biraz olsun oluşabilir. Kendiliğin oluşması, içgörünün veya ruhsal potansiyelin artması demektir... Hastaların ona anlattığı pek çok rüyanın ve bu rüyaların sembolik resimlerinin, analiz merhalelerinin ve arketiplerin yer aldığı eser, çok keyifli olmasına rağmen satır satır okudum ve bir semboller listesi çıkardım. Hattâ fazla içine girmiş olmalıyım ki, ara ara ilginç rüyalar da gördüm. :) Çok uzun bir inceleme olduğunun farkındayım, şimdiden ayırdığınız zaman için teşekkür ederim... Keyifli okumalar dilerim Derin saygımla...
Rüyalar
8.4/10 · 235 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
360 syf.
·
9 günde
·
Puan vermedi
bilinçaltının yansıması olarak rüyalar
Aslında bu kitabı okumadan önce rüyalarımdan hep geleceğe yönelik bir anlam çıkarmaya çalışırdım, nadiren bilinçaltıyla ilgili olabileceğini düşünürdüm. Okuduktan sonra rüyaların daha çok bilinçaltımızdan meydana geldiğini fark ettim. Jung 4 bölümden oluşan bu kitabının ilk üç bölümünde, tüm okuyucuların anlayabileceği seviyede rüyaların nasıl bilinçaltından kaynaklı olabileceğini anlatmış. Dördüncü bölümünde ise denek olarak kullandığı bir kişinin 50’ye yakın rüyasını kendi deneyimleri ışığında yorumlamış. Fakat bu kısmın anlaşılabilmesi için oldukça ciddi bir bilgi birikimi ya da kitapla eş zamanlı çalışma gerektiriyor. Çünkü bu kısımda çok fazla dini ve mitolojik karakterlere ve kavramlara yer verilmesi anlaşılmayı zorlaştırmış. Ama kitabın ilk 3 bölümü için bile herkes için okumaya değer olduğunu düşünüyorum. (Spoiler) Jung genel olarak rüyaları yorumlarken rüyalarda animalara (kişileşmiş bilinçdışı) ulaşmaya çalışıyor. Geçmişte duygusal iletişim kurduğumuz animaların rüyalarımıza girmesi, aynı ya da benzer duygu durumunu rüyayı gördüğümüz zamanda da yaşadığımızı gösterdiğini söylüyor. Çok rüya gören ve rüyalarımın gelecekten bir haber ya da uyarı niteliğinde olduğunu düşünen biri olarak artık rüyalarıma bilinçaltımın bir yansıması olarak bakmamı sağlayan Jung üstada sonsuz teşekkürler. Bunu Freud hep söylese de parapsikoloji ile de açıklayabilecek olan Jung’un söylemesi bende daha çok etkili oldu.
Rüyalar
8.4/10 · 235 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
360 syf.
·
18 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Geleceği görür müyüz?
Freud un rüyalar kitapları ile bir zemin oluşturduktan sonra, rüyalarımızın özellikle gelecek ile ilgili nasıl bilgi verdiğinin cevabını aramaya Jung ile devam ettim. Evet, bilincimiz uykuda kapalı ancak gece, gündüz açık olan bilinçdışımız uykuda zaman ve mekandan koptuğu için bir şekilde bilincimizin ulaşmasının mümkün olmadığı bilgilere ulaşıyor ve bunu geçmiş deneyimlerimiz ya da hali hazırda duymuş görmüş ya da öngörmüş olduğumuz deneyimlerle bir senaryo haline getirip karşımıza çıkarıyor. Ama tam olarak nasıl anlayabildim mi? Hayır. Jung buna tam bir cevap veriyor mu? Hayır. Ama çok net söylediği bir şey var ki bir insanın güncel psikolojisini bilmiyorsanız rüyasını yorumlamanız inkansızdır. Ayrıca kişinin nesneleri ve kişileri bilinçdışında ne ile sembolleştirdiğini bilmiyorsanız yine doğru yorum yapmanız imkansızdır. Ayrıca kişinin bilgi birikiminin uykuda nasıl bir senaryo ile karşısına çıkacağını bilmiyorsanız (okuduğu kitap, izleidği film, gittiği bir yer, birine karşı bastırdığı duygular...) yorum yapmanız imkansızdır. Rüya tabirler kitabı diye bir şey varsa elinizde onu fırlatıp atın. En iyi yorumcu kişinin kendisidir. Ama kendini okumayı öğrenmek için işte bu tür kitaplardan faydalanmak gerekir. Kitabı okumaya başlarken bugüne dek okuduğum mitolojik ve sembolik bilgilerin yeteceğini sanmıştım ancak binde birine bile yetmedi. Çünkü Jung kendi yoğrulduğu dini ve kültürü ile ilgili sembolik durumlara göre bir çalışma yapmış doğal olarak. Bu da bizim coğrafyamız ve inancımıza göre oldukça uzak kalıyor. Keşke jung ın yaptığı çalışmaları bizim din ve küktürümüze göre de uygulayan birileri olsaydı. Kitap ilgilisi için okumaya değer. Rüyalar kısmı biraz derin ve bahsettiği kitaplar ile hikayeleri bilmediğim için çoğunu ne yazık ki anlayamadım ama yine de açıklayıcı yorumları ile ne demek istediğini anlayabiliyorsunuz. Rüyalar ile ilgili araştırmalara devam edeceğim. İncelemeyi okuyan kişilerden de bu konuda tavsiye kitap vermelerini isteyeceğim. Sevgiler
Rüyalar
8.4/10 · 235 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
360 syf.
·
Puan vermedi
rüyalar önemli mi
Din psikolojisi inceleme ödevimdi. Çok bilimsel, zor okunan, bana hitap etmeyen bir kitaptı. Varılan sonuç açısından beğendim ki; Rüyalar hayatımızdan ve iç dünyamızdan yansımalardır, verdiği mesajlar önemli görülmeli. Lakin günümüzde ulaşacağımız yeterli rüya danışmanları yok. Bilmiyoruz, emin olamayacağız bir çok rüyamızdan :) teşekkürler...
Rüyalar
8.4/10 · 235 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.