Merve Gökçe

Merve Gökçe
@mortebianca
İnstagram : @_mervegokce_
Sorumluluktan Kaçış
Varoluş sorumluluğundan kaçış mekanizmalarından biri de sürekli bedensel yorgunluk biçiminde görülür. Böylesi kişiler aslında fazla çalışmazlar ve durum, bedensel bir yorgunluk belirtisi olmaktan çok ruhsal kökenlidir. Bir başka deyişle, bilinçdışında işleyen bu mekanizma sonucu kişi kendisini gerçekten de yorgun hisseder.
Sayfa 100 - Metis·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sorumluluktan Kaçış
Kahır ve üzüntü, insanın kendi varoluş alanını daraltabilmesini ve dolayısıyla sorumluluklarını azaltabilmesini sağlar. Böyle bir insan, bir yandan kendini ezdirirken, öte yandan bu nedenle çevresini suçlar. Tüm davranışları acılarının çevresinde örgütlenmiştir. Bu duyguların içinde kendi benliğini yitirdikçe, çevresindeki insanların kendisine lâyık olduğu şeyleri vermedikleri yakınmaları da artar. Böyle biri için mutlu bir olay ve iyimserlik ürkütücüdür. Çünkü bu duyguların insanı nereye götürebileceği belirsizdir. Oysa, acının sınırları bellidir ve diğer insanlarla ilişkinin sürdürülebilmesini sağlar.
Sayfa 100 - Metis·Kitabı okudu
Sorumluluktan Kaçış
İnsanın kendisinden kaçabilmesini sağlayan ve yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu olan uyuşturucu bir madde gibi kullanılan üzüntü ve umutsuzluk, çevredeki insanlara istediklerini kabul ettirebilmek için de kullanılabilir. Kültürümüzde esasen varolan, mağdur ve zavallı kişi ile özdeşleşme eğilimleri de durumun sürekli pekiştirilmesine neden olur. Üstelik, üzüntüye gömülmüş olma yenilgiye katlanmayı da kolaylaştırır.
Sayfa 100 - Metis·Kitabı okudu
Sorumluluktan Kaçış
Bir dolmuş kasetinde 'Tanrım beni baştan yarat, kaderimi baştan yaz!' şarkısını söyleyen kadının haykırışı toplumun değer yargılarını da yansıtsa, geleneksellikten çağdaş olmaya zorlanan bir toplumun ve bireylerinin sorunlarına çözüm getiremez. Yüzyıllar boyu kahır ve üzüntüden doyum sağlamayı bir yaşam biçimi olarak benimseyip, bunu türkülerine, şarkılarına ve edebiyatına yansıtmış olan bir toplumun bireyleri, çağdaş dünyanın farklı beklentilerinin kendilerini uyanmaya ve etkin olmaya zorlamasını kızgınlıkla karşılayabilirler. Ama, bir diğer bölümde de belirtilmiş olduğu gibi, sürekli kızgınlıkla yaşamak da bir tür uyuşturucudur. İnsanı hiçbir yere götürmez!
Sayfa 99 - Metis·Kitabı okudu
Sorumluluktan Kaçış
Eğer babam böyle olmasaydı… gibi geçmişe dönük, ya da, Eğer kocam şöyle olmasaydı… gibi yaşanan zamana ilişkin sorumluluktan kaçma senaryoları sık sık kullanılırsa da kişinin kendine karşı suçlanmasını tümden ortadan kaldıramaz. Arada bir gerçekten kendi dışımızda oluşan nedenlerden ötürü zorlanabilirsek de bunların sayısı kendi ürettiğimiz sorunlara oranla çok azdır. «Yine başıma neler geldi!» yerine, «Ne yaptım da başıma bu olayı getirttim!» biçiminde düşünerek kendimize farklı bir açıdan bakmaya başladığımızda bu gerçeği görebilmek pek de güç olmaz. Ancak, burada bir gerçeği de hatırlatmakta yarar olabilir: Bazı insanlar yukarıda tanımlananın tam karşıtı tutumlar geliştirir, her şeyden kendilerini sorumlu tutarak suçluluk duyguları içinde yoğrulma eğilimi gösterebilirler ki, bu da sorumsuzluktur. Yapılması gerekeni yapmak yerine, sürekli kendini lanetlemek de bir uyuşturucu olarak kullanılabilir.
Sayfa 99 - Metis·Kitabı okudu