morutopyalar

morutopyalar
@morutopyalar
16 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
dün yine seni andım gözlerim doldu o tatlı günlermiz bir anı oldu
9/10
·56 syf.·
2026 3. kitabı
kitabın başları biraz tuhaf gelse de mösyö ibrahimle momo ilişkisi ilerledikçe kitabı elimden bırakamadım(zaten kitabın tamamını okumam 1-2 saat sürmüştür) bana o’nu hatırlatan dizeleriyle, benim için bambaşka bir yerde olacak bu kitap. 51. sayfasını okurken gözlerimden akan yaşa engel olamadım, içimde bir yerlere dokundu.. birini kaybettikten sonra onu kaybettiğinin ilk gününü bile özlüyorsun. dün vardı bugün yok hissini bile özlüyorsun çünkü çok uzun zamandır dün de yoktu bugün de.. yine o günü özledim. öyle işte.. güzel cümleleriyle ve genel itibariyle kısacık konusuyla severek okudum.
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,3bin okunma
Reklam
Söyleme bilmeyeyim
6/10
·200 syf.·
2026 2. kitabı
okurken saçma gelen şeyler oldu. e kitap sonuçta oku devam et dedim ama işte.. kitapta her karakter kendi açısından anlatıyor olayları, ölen kişi bile, “öldüğümde bile rahat bırakmadınız beni” diye başlıyor anlatmaya.. kitap işte diyip geçtim ama saçma geldi işte.. bir kitap okurken , bir hikaye ve eğer bilim kurgu da değilse; onun kurmaca olduğunu bu denli anlayıp severek heyecanla devam etmek çok zor.. karakterleri ve duyguları betimleyişi güzeldi, hissettim gerçekten yaşanan her şeyi. son sayfalarda beni ekstra içine çekti boğazımda bir düğüm bıraktı. okurken seveceğim bir karakter olmayacak mı diye bekleyip durdum, kitabın sonunda en çok nurtenle ethemin hikayesini sevdim. konuşabilselerdi hepsine bir şekilde ısınırdım sanırım.. şermin yaşarın diğer kitaplarını da merak ediyorum, kurgulayışı hep böyle mi yoksa bu kitaba özgü mü bunu bir görmem lazım.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,1bin okunma
algernonun arka bahçedeki mezarına birkaç çiçek koyun olurmu.
9/10
·325 syf.·
2026 1. kitabı
-spoiler içerebilir- kitabı okumaya başladığımda bir iki cümle sonra, sanırım hatalı bir basım satın almışım dedim ve sayfaları incelemeye başladım. o kadar çok basım hatası vardı ki canım sıkıldı. meğer charlie’yi okuyormuşum. charlie hatalarıyla ve hatasızlıklarıyla öyle çok merak uyandırdı ki bir günü okurken acaba ertesi gün ne olacak merakım hep içimdeydi. zeka seviyesi düşük olarak hayata başlayan ve tanımaya başladığım charlie; insanların onu sevmesini isteyen, ona güldüklerinde bunu güzel bir şey olarak gören “aklı kötü duygulara ermeyen,saf” bir kişiydi. zeka seviyesi arttıkça olumsuz olayları görebilen kötü duyguları da bilen biri oldu. hatta öyle ki geçmişinde onu mutlu eden o gülmeler, ya da çocukken adlandıramadığı içindeki o kötü his bir anda anlamlandırabildiği durumlar olmuştu. ve zekasıyla duygusal olgunluğu eşzamanlı ilerlemeyen charlie, geçmişindeki tüm bu olumsuz ve küçümseyici durumlara feci bir öfke duyuyordu. kendisine yapılan haksızlıkların farkındaydı ve zeki charlie’nin son dönemine kadar bunların üstesinden gelemedi..belki de zamanı olmadı. son dönemlerinde eski charlie’ye mi dönecek diye merakla beklediğim charlie, dönüşümünün başlarında eskiden zeki olduğunu bilip ve giderek bunu kaybettiğinin farkında olduğu için herkese ve her şeye kızgın olan bir charlie’ydi. üstelik tüm o kötü duyguların farkındaydı, kendisine gülen, gülümseyen herkese cepheydi. sanırım tam bu noktada olması en kötüsüydü. bir zamanlar olduğu kişiyi ve daha da öncesinde olduğu kişiyi bilmesi, elindekileri kontrolsüzce kaybetmesi, bir şeyleri bilirken unutması ve ve her şeyin hepsinin farkında olması en kötüsüydü…farkında olup elinden hiçbir şeyin gelmemesi. neyse ki kısa sürdü. algernon’la kurduğu empati içimde hep bir burukluk hissettirdi; en başından beri, onunla
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma