“Hayatı boyunca bir manzara resminden ibaret olduğunu sandığı şeylerin gerçek olduğunu fark etti bir anda: Yabancı kentler gerçekmiş, ünlü sanat eserleri de, metro sistemleri de, Berlin Duvarı’nın kalıntıları da. Adı paraymış bunun; dünyayı gerçek kılan madde. İnsanı yoldan çıkaran, seksi bir nesne.”
“O zaman uçarcasına geçiyordu insan sokaklardan, yanından kaygısızca geçebildiği her şey ona kanat taktırıyor, duraklamasını gerektirenlerden irkiliyor, kendiyle yeniden hesaplaşmaya zorlanıyordu …”