“İnsanların birbirini ilk tanıma anındaki mesafeyi yok eden şey neydi; konuşmak mı, bir arada zaman geçirmek mi, birbirini daha iyi tanımak mı? Siz’den sen’e geçiş gibi, ne zaman ve neden öyle olduğu anlaşılamayan bir şeydi bu.”
“Şirazlı Sadi’nin insanı nasıl tarif ettiğini not ettim defterime: ‘Yek katre-i hunest ve hezar endişe’, yani ‘Bir damla kan ve bin endişe.’ İşte unutmayı başaramayan insanın trajedisi bu sözlerde gizliydi…”