Betül

Betül
❞ Nazik olun, çünkü karşılaştığınız herkes farkında olmadığınız zorluklarla boğuşuyor. ❞
Rize/Samsun
27 Şubat
44 kütüphaneci puanı
519 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
mpula_mpula_
9/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2021 17:09
Livaneli'nin eserlerini bir kesim öve öve bitiremezken, diğer kesimin "okumaya değmez" söylemleri arasındaki uçurumu merak edip şahsi bir fikrimin olmasını ve yazarı tanımayı istedim. Kütüphanede "Son Ada" kitabı gözüme ilişti, hiçbir ön yargı ve siyasi görüş gözetmeden okumaya başladım. Abartılı bir övgüyü hak edecek düzeyde değildi ama okumaktan keyif aldığım bir kitaptı. Her şey 24 numaranın ölümüyle nasıl bir hiçliğe dönüşüyor buna şahit oluyorsunuz. İnsanların benliğinde gizli saklı bir duygudur "bencillik". Kimi bunu ortaya çıkarır, kimi sadece zor şartlarda, kimiyse ne olursa olsun "biz"i benimser. Hayatta her zaman iyi bir insan olma gayesinde ve "biz"i düşünme çabasında olursak dünya daha yaşanılası bir yer olur elbet. Ümidim o yönde. Livaneli'yi okumaya devam edeceğim, okumaktan gerçekten rahatsız olduğum bir eserine denk gelene dek. Şimdiden okuyacaklara keyifli okumalar.
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma
Reklam
8/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2021 01:25
Bir bağ bozumu mevsimi... Yeşil olan ne varsa önüme serili; iğde, ardıç, köknar, katran, dişbudak... Tüm renkleri kıskandıracak güzellikte erguvan, acemborusu ve hüsnüyusuf. Bu dizeleri piyanodan çıkan ezgilerin arasına gizledim, notalarda kaybettim kendimi, ve sonra satırlarda buldum benliğimi. Her sabaha şükürle uyanmam gerektiğini hatırladım bir kez daha. Şiiri ne kadar sevdiğimi. Ve renklerin güzelliğini... "Yaşadım mı seni taflan korusu pencere Harfler bu uzaklığı ölümden kurtarır mı?"
Bağbozumu ŞarkılarıŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202212bin okunma
1/10
·184 syf.··
2020 26. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2020 17:36
Ahmet Batman'ın okuduğum üçüncü ve son kitabıydı. Bir daha hiçbir yazarın kalemini görmeden birden fazla kitabını almamaya söz verdim kendime. Bu yüzden kendisine bu anlamda teşekkür ediyorum. Bu kitaba gelecek olursak yine 5 yıl aradan sonra ikinci kez okuyorum. Birkaç saatte bitirdim, ilk iki kitabına göre sinirlerim bozulmadı. Fakat bu nasıl sıradan bir hikâye? Bu nasıl bir kurgu? Bildiğin 13. bölümde final yapmış yaz dizisi tadında... Yine kitabın içerisinde komik ve de mantıksız bulduğum kısımları paylaşmak istiyorum. "O günlerde, sosyal medya üzerinde gizliden gizliye yazdıklarımı bir mahlas kullanarak yayımlamaya başladım. Okunmak en az yazmak kadar keyifliydi ama çok okuyanım yoktu. Çok okunmak için ne yazmak gerektiğini hiç düşünmedim. Sadece içimden gelenleri yazdım. Nasıl olsa benim gibi insanlar da vardı bu hayatta. Nasıl olsa yazdıklarımı anlayanlar ve beni kendine yakın bulacak olanlar çıkacaktı. Hep yazdım ve yazdıklarımı hiç silmedim..." Öncelikle Ahmet Batman burada Rüzgâr'ı değil de sanki kendini anlatmış gibi geldi bana. Gerçek hayatta da kimliğini gizleyen biri sonuçta. Buna saygı duyulması gerekir mi bilmem ama zaten yazdıkları ilgimi çekmediği için yazanı da merak etmedim. Belki "Ahmet Batman" da bir mahlastır, bilemeyiz. Keşke biraz silgi de kullansaydı... ************************************************************** Bu paragrafta olay içeriği hakkında bilgiler vardır. Kitabı okuyacaklar geçebilir. Müberra Hanım öleceğini sezmiş gibi yatağının üzerine not bırakıyor ve koltukta öylece ölüyor. Ve oğlu sabah herkese ölüm haberinin ulaşmasını sağladıktan sonra öğleye kadar kimselere kapıyı açmıyor. Taziye ziyaretlerini öğleden sonra kabul ediyor. Bence saçma. Kim cenaze evinde kapıdan döner ki? Ya da biz böyle
Bana İkimizi AnlatAhmet Batman · Destek Yayınları · 201410,9bin okunma
"ucuz etin yahnisi yavan olur 2"
1/10
·222 syf.··
2020 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2020 06:30
"Böylesine bir "kitap" için inceleme yazmaya değer mi bilemiyorum ama fikrim belki birilerine yol gösterici olur." Soğuk Kahve için incelememe bu cümleyle başlamıştım ve Sabah Uykum için de düşüncem bu yönde, maalesef. Soğuk Kahve kitabıyla kıyaslayacak olursam; içeriği, konular, anlatılanlar neredeyse birbirinin aynı. Diğerine göre argo kelimeler barındırmıyor ama manası olmayan cümlelerle ve kitabın sonlarına doğru boş duyar kasmalarıyla dolu. Özellikle kitapta çok fazla "de/da" yazım hatası var, benim gibi bu konuya özen gösterenler mutlaka bunun rahatsızlığını hisseder. Şimdi kitapta geçen ve beni özellikle rahatsız eden o cümlelerden/kesitlerden bahsetmek istiyorum biraz. Ahmet Batman'ın bir şeylerden bahsederken örneklendirmeler verip ardından "Şimdi konumuz bla bla sananlar olacak. Mesele bla bla değil, şu." gibi Ramiz Dayı'ya bağlamasından o kadar çok sıkıldım ki okurken. Okuru düşündürmeye fırsat tanımıyor. Her şeyi açıklamasının bu yaşına kadar anlaşılmadığından ileri geldiğini düşünüyorum. "Ben yazdıklarımı silmem. Tükenmez kalem kullanırım ve silgilerimi çöpe attım." O kadar anlaşılıyor ki zaten yazılanların elekten geçmeden kitaba basıldığı. Bunu birkaç kez söylemesi de cabası. Ama güldüm. Ayrıca "tükenmezkalem" değil "tükenmez kalem"! Sonra başka bir sayfada şu cümleyle afalladım. "Süslü kelimelere ve imalı bir anlatıma gerek yok. Sırf yazı uzasın diye kendini tekrar etmeye gerek yok." Neden o zaman aynı şeyleri dönüp dolaşıp sayfalarca yazmış olabilir ki bir insan? Ahmet Batman eğer bu yazıyı okuyorsan lütfen bunu bir düşün. "Seni buradan bir severim, kalbindeki depremin şiddetini Japon bilim adamları bile çözemez." Bunu okuyunca "ayy ne romantik laf etti" diye düşünenler varsa gerçekten ben onlara göre nene yaşında olmalıyım. İyi ki de
Sabah UykumAhmet Batman · Destek Yayınları · 201312,1bin okunma
"ucuz etin yahnisi yavan olur"
1/10
·224 syf.··
2020 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2020 23:36
Böylesine bir "kitap" için inceleme yazmaya değer mi bilemiyorum ama fikrim belki birilerine yol gösterici olur. Öncelikle bu kitabı iki kez okuduğumu belirtmek isterim. Evet, buna katlandım! 5 yıl önce üniversitedeyken kitap okumayı alışkanlık hâline getirmek istediğim bir dönem olmuştu. Ve o zamanlardaki şuursuzluğumla "Çok Satanlar" kategorisinden Ahmet Batman'ın üç kitabını almış bulundum. İlk kez okuduğumda da umduğumu bulamadığımı hatırlıyorum ama o zamanlarda bir kitapta altı çizilecek cümleler bulmak bana bir şey katıyor sanıyordum. İkinci kez okuduğumda ise altını çizdiğim cümlelere bile güldüm(belki birkaçı hariç...). Neden ikinci kez okuduğuma gelecek olursak; kitaplığımda yıllardır duran ama tek bir cümleyle bile hatırlamadığım bir kitap bana göre yeni bir kitaptan farksızdı. Kolay okunabilen dinlendirici bir kitap arıyordum. Açıkçası okuması kolay ama kitabı okurken hissettiğim tek şey "midemin ağzıma gelmesi"... Çoğu yerde Ahmet Batman'ın(yazar demeye dilim varmıyor) kaba dilinden, insanlara "geri zekâlı" demesinden, kendisini övmesinden, cinselliği vurgulamasından(bunda da kadınlar üzerinden oynamasından), egosunu tatmin eden cümlelerinden vs. o kadar sinirlerim boşandı ki anlatamam. Şimdi kitapta geçen ve beni özellikle rahatsız eden o cümlelerden bahsetmek istiyorum biraz. "Bazen çok şey yazarsın. Bazen az şey bile yazamazsın. Çeyrek altın da aldı başını gidiyor. Çok özeniyorum şu çeyrek altına. Onun gibi olamıyorum bir türlü, alıp başımı gidemiyorum." - Gerçekten paragrafta akışı bozan cümle ne diye sorsalar bulamam, en fazla paragrafı ikiye bölerim. "Çeyrek altın ne alaka?" demezler mi insana? Altınla edebiyat yapma sanatına Miraç Çağrı Aktaş'ın kitabında da rast gelmiştim. Bence komik. "Ben sana tayt giyme demiyorum, hobi olarak yine giy."
Soğuk KahveAhmet Batman · Destek Yayınları · 201315,7bin okunma
Reklam