İlk kitabından biraz daha iyi dile sahip. Ama anlatımı sürekli tekrarlı, sanki sürekli aynı sayfaları okuyor hissi uyandırıyor. Günlerce kitabı elime alıp alıp bıraktım, okurken o kadar sıkıcı geliyordu ki. Sonra kendime zorlayarak ara vermeden bitirmek nasip oldu şükür.
Kesinlikle hayata yazardan bambaşka pencerelerden baktığıma eminim. İyi ki de öyle.
Kitapta geçen bir cümleyi paylaşayım da okumayı düşünenler bir kez daha düşünsün. “Senin kalbin Not my style.” Daha fazla yorum yapmayacağım.
İlk çıktığı zaman adını sıkça duyduğumdan ötürü 2 kitabını da almışım, üstelik öğrenci bursumla, -ah ne gerek varmış-...
Sonrasında yıllarca durmuş öyle kitaplığımda. Beni yormayacak bir kitaba ihtiyacım vardı. Edebi bir kitap olmadığını az çok tahmin ediyordum. Bu yüzden bunu okumak istedim.
Aman Allah'ım! Neden sayfalar bu kadar boş gerçekten? Dolu olan yanlarında bile bir şeyler aradım ama neden illa kitaplar kalın olsun diye sayfalar bu kadar israf ediliyor? Bırakın 50 sayfa olsun ama tat alalım, bize bir şeyler katsın.
Gelelim kitap yorumuna. Yazar bunu 18 yaşında yazmış, evet anlıyorum henüz olgunlaşmamış bir yaş. Yaşadığı aşk her şeyden öte gelmiş kendince vs. vs. Ama nasıl olur da bir insan yazı dünyasında bu kadar argo ve küfür barındırabilir? Bunu da geçtim öyle bir cümleyle karşılaştım ki afalladım. "Seni öylesine yoklukla sevdim ki, yoktan var ettim, seni kalbimde ve senin bundan asla haberin olmadı." Pardon da kimsin sen? Allah mısın? Haşa! "Yoktan var etmek" ne demek o yaşına kadar öğrenmemiş misin? Sırf havalı cümleler olsun diye yapmayın, etmeyin. Dini çirkin aşklarınıza alet etmeyin! Kitap içerisinde öyle beddualar var ki okudukça üzüldüm. Kimi yerinde de "Seni ben Allah'a havale ettim" gibilerinden cümleler. Ne yaman çelişki...
Çok sevmiş, sebepsizce terk edilmiş, kız başkasını sevmiş. Olay sadece bundan ibaretken karmaşık duyguları ve -birkaç güzel sözü- dışında kısa cümlelerle doldurulmuş 170 sayfa...
Sonlara doğru iki sayfada hayatından birkaç kesit anlatmış. O zaman biraz tat almaya başladım gerçekten.
Kesinlikle birileri okusun diye değil de, "biri" okusun diye yazılmış bir kitap. Sırf bitsin diye okudum, yarım bırakmayı sevmediğimden. Üzgünüm ama tavsiye etmiyorum. Kitaplığımda durmasından bile rahatsızlık duyduklarıma eklenen bir kitap