Bu ülkede her sorun çıktığında ilk akla gelen şey “oraya biraz daha polis koyalım” oluyor. Sanki meseleler sosyal, ekonomik, eğitsel ya da yapısal değilmiş gibi; tek eksik biraz daha üniforma sanılıyor, yemek tuzu sanki bu… Oysa gerçek şu ki, polisi çözümün yerine koydukça asıl sorunları görmezden geliyoruz.
Polis, sonuçlarla ilgilenir; sebeplerle değil. Sebepleri çözmeden, sadece sahaya daha fazla polis sürmek, problemi çözmez sadece erteler.
Asıl mesele şu: Biz sorun üretmeye devam eden sistemi sorgulamak yerine, ortaya çıkan her sonucu güvenlik meselesine çeviriyoruz. Sonra da polisi hem çözümün adresi yapıyor, hem de çözülemeyen her şeyin yükünü onun sırtına bırakıyoruz.
Şimdi hepinizin zihninden sessizce geçen, kendi aranızda fısıltıyla paylaştığınız o düşünceleri açıkça dile getirdiğim için ben kötü olacağım (yer yer hain! terörist!). Halbuki söylenmeyenler de en az söylenenler kadar gerçektir. Ben sadece o gerçeğe ses veriyorum.