Çoğu okur veya tarihe meraklı hatta tarihe ilgisi olmayan kişiler de Plevne Kahramanı denilince akıllarına gelen kişinin Gazi Osman Paşa olduğunu bilir. Hatta belki de çoğumuz bu Plevne’nin bir zafer olduğunu sanırız aslında bir yenilgiden, kahramanca bir yenilgi mutlaka, ibaret olduğunu bilmeden. Hatta Plevne’nin 93 Harbi gibi imparatorluğunun belini kıran bir hezimetin sadece bir cephesi olduğunu bile bilmeyen çoktur. İşte ‘Şanı Büyük Osman Paşa’ 93 Harbi’nde Plevne’de Ruslara karşı kahramanca -ama gerçek anlamda kahramanca- bir mücadelenin komutanıydı. Öyle ki Rusların üstün askerî sayısına rağmen toplamda üç büyük taarruzu püskürtmeyi başarmış ve bizzat Rus Çarı’nın cepheye gelmesine sebep olmuştu.
Lojistik imkansızlıklar ve kuşatma altında yetersiz mühimmat sonucu cepheyi yarmaya çalışan Osman Paşa, yaralanarak teslim olmak zorunda kalmış ve kahramanlığı bizzat Rus Çarı tarafından da takdir edilmişti.
Hayatının geri kalanını dönemin padişahı Sultan II. Abdülhamid’in yanıbaşında kimi bakış açısına göre çok prestijli kimisine göre ise göz hapsi sayılabilecek bir konumda geçirmişti. Efsaneliği ölümünden sonra da sürmüş ve bugüne kadar gelmiş Gazi Osman Paşa.
Kitap hacim olarak kısa fakat Gazi Osman Paşa’yı okura tam olarak tanıtabilecek kadar yeterli bir çalışma olmuş. Herkese tavsiye ederim.