Bir kimsenin, hiç de mecbûr olmadığı halde, karşısındakine bir bardak su ikram etmesi, bir teşekkür borcu doğurur ki, bu da insani ve vicdani bir vecibe kabul edilir. Aslında bu ölçü, bize Cenab-ı Hakk'ın sayısız nimetleri karşısında nasıl bir minnettarlık ve şükür hissi içinde yaşamamız gerektiğini hatırlatır. Hal böyleyken, bir insanın, fıtratında bulunan cehalet, şehvet, kibir, gurur, hırs, cimrilik, haset, israf ve öfke gibi mezmum sıfatlara temayül ederek, kısaca nefse tabi olarak ilahi nimetler karşısında nankörlük etmesi, onun sahip olduğu fıtrî şerefe gölge düşüren büyük bir aldanıştir.
Mehmed Akif
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle, Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle.
Kesilir, belki, fakat çekmeye gelmez boyunum. Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim, Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim. Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım. Zalimin hasmıyım amma severim mazlûmu... İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?