Miraç

Miraç
@mrcaskn
O günlerde devler dünyayı arşınlamaktaydılar. Ama günün birinde, tıpkı Nuh peygamberin zamanında meydana gelen felakete benzer bir olay, devlerin de başına geldi. Odin, Vili ve Ve, Ymir'i katlettiler. Devin yaralarından öyle çok kan aktı ki, soyunun neredeyse tamamı bu kan selinde boğuldu. Yalnızca son anda lúðr denen bir tür gemiye binmeyi başarmış olan Bergelmir adlı birisi ve onun ailesi bu felaketten sağ kurtulabildi. Snorri'nin 'gemi' diye yorumladığı lúðr sözcüğü, aslında 'sandık, tabu' anlamına gelmektedir. Odin ve kardeşleri, katlettikleri Ymir'in cesedini israf etmediler ve Ginnungagap'ın ortasına bıraktılar. Burada, eti toprağa, kemikleri yalçın kayalıklara dönüştü. Dişleri ve un ufak olmuş kemikleri, çakılları ve küçük kayaları meydana getirdi. Kanı ise dünyayı çevreleyen denizi ve diğer durgun suları oluşturdu. Üç kardeş, Ymir'in kafatasını gök kubbeyi oluşturması için adeta büyük bir incelikle işlediler. Ardından, dünyanın üzerini örtecek bu kubbeyi havaya kaldırsınlar diye pusulanın ana yönlerine karşılık gelen noktaların her birine, birer cüce yerleştirdiler (bu cücelerin nereden geldiği de ayrı bir merak konusudur). Muspell'den sıçrayan kıvılcımları ve kızgın korları yakalayıp kimisi sabit duracak, kimisi hareketli olacak şekilde gök kubbeye serpiştirip gök cisimlerini düzenlediler. Gelgelelim, kardeşlerin işleri henüz bitmemişti. Ymir'in kaşlarını alıp, insanları devlerden koruyacak bir duvar örmek için kullandılar. Bu duvarın içerisinde kalan korunaklı bölge, insanların yaşadıkları yer olan Midgard'dır. Daha sonra, Ymir'in beynini alıp bulutları oluştursun diye gökyüzüne savurdular.
Sayfa 108
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1763 ile 1815 arasında devrimler ve savaşlar Batı dünyasının çehresini ve özünü değiştirdi. 1763'te, Yedi Yıl Savaşları'nın sonunda, Kuzey Amerika'nın Atlantik kıyılarındaki İngiliz yerleşimleri hala Britanya'ya bağlı sömürgelerdi. Atlantik'in karşı kıyısındaki Fransa'da, serfler efendilerinin tarlalarını işlerlerken, kökenlerini sekiz yüzyıl geride bulan bir monarşi ayrıcalıklı soylular üzerinden hüküm sürüyordu. Amerikan ve Fransız devrimleri, yalnızca bu iki ülkenin tarihindeki en önemli olaylar olarak öne çıkmakla kalmıyor, aynı zamanda Batı dünyasının her köşesini etkilemeyi sürdürüyordu. Birleşik Devletler'de başlayan devrimci akım sonunda hızla Latin Amerika'da da yayıldı. 1789'da Bastille'in Parisli kitlelerin eline geçmesinden sonra Fransız toplumunun dönüşümü yalnız Fransa'yı değil, Avrupa'yı da temelli olarak değiştirdi. Bu dönemde savaş tarzı da değişime uğradı. Fransız Devrimi, silahlanan bir ulusun ülküsüne sarıldı; böylece milliyetçilik, Batı'nın disiplin vurgusuna kendi gücünü kattı. Bir zamanlar subaylara şart koşulan bağlılığı şimdi sıradan erlerin de göstermeleri bekleniyordu; rütbeliden sıradan askere kadar uzanan bu yeni bağlılık, taktikleri, lojistiği ve stratejiyi etkiledi. Sonunda, Napolyon yeni savaştaki potansiyel gücü ortaya çıkardı; böylece askeri harekatların idaresini sonsuza dek değiştirdi.
Sayfa 207

Miraç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·336 syf.·
2022 2. kitabı
Michael Heberer Von Bretten
9.3/10 · 29 okunma

Miraç

, bir kitabı okumaya başladı
John Merriman
9.5/10 · 54 okunma
16. yüzyılın son yarısında İngiltere, bir ticaret ve imalat gücü haline geldi. İngiltere ve Galler'in nüfusu hızla çoğalarak, 1520'lerde yaklaşık 2,5 milyon iken, 1580'de 3,5 milyona çıktı; 1610'da ise yaklaşık 4,5 milyona ulaştı. Ölüm oranlarının düşmesi ve doğurganlığın artması, böylelikle imalatta ve çiftçilikte çalışma fırsatlarının muhtemelen genişlemesi (bunun da daha erken evliliğe ve daha fazla çocuğa yol açması), bu hızlı nüfus artışının açıklanmasına yardıma olur. Salgınlar ve veba ara sıra ciddi ölümlere yol açmakla birlikte, İngiltere halkı yine de bu yıkımları genelde kıta Avrupa'sındakilerden daha az yaşadı. Dahası, İngiliz Reformasyon'u az etkiler yaratmasına karşın, ülke, Fransa'da ve Orta Avrupa' da meydana gelen uzun süreli din savaşlarından esirgenmişti.
Sayfa 222·Kitabı okuyor