Miraç Çelikel

Miraç Çelikel
@mrclkl
Bir mühendis adayı
20 Aralık
"...Anneme söyle: Oğluna dua etsin, ona verdiğim bütün sıkıntılardan dolayı beni affetsin. Beni yazgım da, mutlu etmem gereken insanları üzmekmiş. Hoşça kal değerli dostum! Tanrı'nın lütfu seninle olsun! Hoşça kal!"
Sayfa 102 - VI. Basım, Eylül 2013, İstanbul·Kitabı okudu
Reklam
"Şunu çok iyi biliyorum, hissediyorum,beni görmekten hoşlanmıyor, gitmemi istiyor, benim varlığım onu bunaltıyor."
Sayfa 95 - VI. Basım, Eylül 2013, İstanbul·Kitabı okudu
Tanrım, bu mudur insanların yazgısı? Ya henüz akıl sahibi değilken ya da akıllarını yitirdikten sonra mı mutlu olacaklar ancak? – Bahtsız! Nasıl da kıskanıyorum senin bulanık algılarını, seni tüketen karışık zihni! Kraliçene –kış günü– çiçek toplamak için, umutlarla dolu yollara dökülüyorsun ve çiçek bulamayınca üzülüyor, niçin çiçek bulamadığını kavrayamıyorsun. Ya ben, kendi yoluma koyulurken ne bir umudum ne de bir amacım var; nasıl yola çıktıysam, öyle geri dönüyorum evime. – Eğer Birleşik Devletler sana para verse, başka bir insan olacağını sanıyorsun. Ne mutlu sana: Mutluluktan payını almana set çekenin dünyaya ait bir engel olduğunu düşünebiliyorsun.
Sayfa 126 - 15.Basım: Aralık 2013, İstanbul
Alıntı
XCIV
For sweetest things turn sourest by their deeds; Lilies that fester smell far worse than weeds. En tatlı şeyler ekşir kötü işler yaparak: Ottan çok daha iğrenç kokar çürüyen zambak
Sayfa 94·Kitabı okudu
Alıntı
"Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?"
Sayfa 103
Alıntı
Reklam