Hiç sarmıyor. Arhtur Schopenhauer hayranlığınız yoksa bu kitabı okumak gayya kuyusunda boğulmak gibi gelecektir. Yazarın her kitabı aynı akıcılıkta değil maalesef. Tavsiye etmem.
Ah'lar ağacından sen de biraz meyve topla.
Yazarın bu dizesiyle incelemeye başlamak istedim çünkü sonda söyleyeceğimi şimdi söylüyorum, muhakkak okuyun tavsiye ederim.
Şiirler yazarın iç dünyasını, melankolik duygularını, kırılmışlığını, karşılıklız aşkını, istediği kadar sevilmediğini, annesine olan sevgisini ve ona duyduğu özlemi, kırmızının tutkusunu, öfkesini ve hayata karşı kırgınlığını çok içten şekilde anlatmayı başarmış. Akıcı bir kitap okuması da kolay sadece bir saat ayırarak bu güzel deneyimi yaşayabilirsiniz.
Kitap okurken İlber Ortaylı'nın hakikaten yaşayan bir efsane olduğunu anlıyorsunuz. Bu kitap salt Türk tarihini kronolojik olarak anlatmıyor, Türk tarihiyle alakalı hemen hemen her şeye, her coğrafyaya, dillere, kültürlere, devletlere, inanışlara da yer veriyor. Bu kitaptan keyif alabilmek için belli seviyede tarih ve coğrafya bilmek gerekiyor. Sınava çalışılacak bilgi yok burada fakat bakış açısı kazanmak ve farklı kültürlerin de bizim tarihimizdeki yerini öğrenmek istiyorsanız muhakkak okuyun.
Çoğu zaman kendini tekrar eden, akıcı olmayan Roma tarihinden verdiği örneklerle anlam bütünlüğünü bozan kitap. Seneca hayranlığınız yoksa tavsiye etmem, zor bitirebildim.
Olağanüstü Bir Gece yi okuyup hayal kırıklığı yaşamıştım ve yazara karşı bir ön yargım oluşmuştu. Bu kitap tamamen yazar hakkındaki düşüncelerimi değiştirdi. Muazzam. Gerçek, yaşanabilecek, sızlatan bir hikaye. Tek seferde sanki gerilim filmi izler gibi bir heyecanla okudum. İnsanların elinde olan şeylerin kıymetini bilmemesi zaman zaman "kaos" araması, her şeyi tehlikeye atması gerçekten çok acınası. Bazı acı gerçekler bu kitabın içinde kendilerine yer edinmiş. Hayat tecrübesi bile çıkarılır. Gerçekten muazzam. Herkese tavsiye ederim.