Genç kızı sıktığımı, kelimelerimden tek bir tanesinden bile etkilenmediğini hissediyordum. Buna rağmen mütemadiyen söyleniyordum; demek istiyordum ki insan vasat derecede hassas bir ruha malik olabilir. Bunun için deli olması icap etmez. Bir hiç ile yaşayan fakat çok sert bir kelime ile de ölenler vardır. Ve itiraf ediyordum ki ben de bunlardan biri idim.
Bazı insanları toprağa gömeriz ama öyle insanlar da vardır ki; kefenleri bizim yüreğimizdir, anıları her gün kalbimizle birlikte çarpar, soluk alır gibi onları düşünürüz, aşka özgü bir ruh titremesinin hoş kurallarına göre bizdedirler.
Manevi acıların mutlak bir ölçüsü yoktur. Ruhların inceliğiyle oranlıdir bunlar. Kontes bu acıların bütün aşamalarından geçmişti. Ama özellikle bundan dolayı, bir kadın vaktiyle ne kadar iyi davranmışsa, şimdi o kadar zalim olacaktır.
Yaşamında bir rastlantıdan başka bir şey değildim. Bütün yaşamı değildim onun. Tahtını yitirmiş bir kraldım, ülkemi bana kimin geri verebileceğini düşünerek gidiyordum.