Melda

Melda
@mrsalwaysright
" Farkedilmeyen cümleler " -Burası benim ortamımdı sonuçta-
Herkes zirveyi ister ama yokuşu tırmanmayı kimse sevmez!
Puan vermedi·173 syf.··
2026 4. kitabı
Motive edici olmasının yanında, sıradan kişisel gelişim kitapları gibi yüzeysel ve sıkıcı bir anlatım sunmuyor. Kitap, başarının parıltılı sözlerden değil; emek, sabır ve fedakârlıktan geçtiğini hatırlatıyor. “Zahmet olmadan rahmet olmaz” düşüncesini gerçekçi örneklerle anlatıyor. Özellikle “bedel” kavramının altını sıkça çiziyor: Uykusuz geceler, vazgeçilen konfor, ertelenen keyifler… Bu yönüyle kitap, okuru boş hayallere sürüklemek yerine gerçeklerle yüzleştiriyor. Başarıyı sadece kariyer ya da maddi kazanım olarak ele almıyor. İnanç, ahlak, disiplin ve karakter gibi unsurları başarının ayrılmaz parçaları olarak görüyor. “Herkes zirveyi ister ama yokuşu tırmanmayı kimse sevmez” sözü kitabın özeti gibi. “nasıl kolay yoldan başarılı olurum?” yerine, “başarı için neyi göze almalıyım?” sorusunu cevaplıyor. Hayatında bir hedefi olan, ama zaman zaman motivasyonunu kaybeden herkes için okumaya değer. Herkesin bir hayali, gelmek istediği bir nokta vardır. Umarım herkes, kendi hayalini gerçekleştirecek o kıvılcımı bulur ve ne olursa olsun yürümekten vazgeçmez. Çünkü bazen küçük bir adım, büyük değişimlerin başlangıcı olabilir.
Başarı Bedel İsterNurullah Genç · Timaş · 2024778 okunma
İnsan ne kadarına katlanmak zorundadır ve bu sınırı kim belirler?
10/10
·368 syf.··
2026 3. kitabı
Nerede olursa olsun, savaşın en ağır bedeli çocukların, kadınların ve ailelerin ödediğini okumak sarsırıcıydı. Kuzey ve Güney'in ayrılma sureci ve bu kaos ortamından faydalanmaya çalışan çıkarcı ülkeler, ne yazıkki hiç şaşırtmadı. “Dünya hiçbir zaman siyah ve beyazın düzgün tonlarıyla boyanmadı. Adalet sık sık sekteye uğradı ve mahvolmayı hak edenler, dokunulmaz kalmanın, zenginlik ya da nüfuzla korunmanın yollarını buldular.” Hızlı okunan ama uzun süre zihinde kalacak bir kitap. Anlatımda hisler ön plandaydı. Bu sayede her karakterle ayrı ayrı duygusal bağ kurmak mümkün. Her karakter, kendi gerekçeleriyle anlaşılabilir ama aynı zamanda eleştirilebilir. Sora'nın da yasadiklari cok aci. Kardeşimin koruyucusu kitabı beni fazlasıyla sarstı. Kardeşinin hayatını kurtarmak için kendi hayatının sınırlarını zorlaması derinden etkiledi. Ah Young soo!!! tüm acılara zorluklara sıkıntılara şikayet etmeden katlanması, sürekli güçlü ve pozitif kalması okurken beni en çok ağlatan noktalardan biri oldu. Nihayetinde bu bir hikâye; ama bu hikâyenin anlattığı gerçeklikte ölen çok fazla çocuk var. Ve ne yazık ki bu zulümler hâlâ devam ediyor… Değişen tek şey, isimler ve ülkeler..
Kardeşimin KoruyucusuJulie Lee · Genç Timaş Yayınları · 20251,027 okunma
Bazen mesele karanlığın içinde ayakta kalabilmektir.
Puan vermedi·320 syf.··
2026 2. kitabı
Myung-gi fiziksel olarak karanlık bir tünelde olsada asıl mücadelesi zihinsel çöküşle. Fiziksel darlık ile zihinsel sıkışmışlık paralel ilerliyor. Her anlamda çıkış yolunu bulamıyor. Karakterin zihni aydınlandıkça hikayede aydınlanıyor. Finalin açık uçlu bırakılması yerinde bir tercih; çünkü asıl anlatılmak istenen savaşın getirdiği yıkım ve verilen mücadele. Bunların dramatik bir sonla gölgelenmemesi gerekiyordu. Bu kitaptan sonra yazarın ilk kitabı olan Kardeşimin koruyucusu’nu okudum. Her iki kitapta acının okuyucuya aktarılış şekli aynı. zaman zaman aynı kitapları okuduğum hissi oldu eş zamanlı olarak tekrar göz gezdirdim. Tünelde bireyin kendi zihninde hapsolunuşunu anlatırken, Kardeşimin Koruyucusu'nda başkaları tarafından kuşatılmasını ele alıyor. Başkası için güçlü kalmanın bedeli sorgulanıyor. Karakterlerin yaşadığı sıkışmışlık farklı biçimlerde karşımıza çıksa da özünde aynı soruya çıkıyor: İnsan, karanlığın ortasında kendini nasıl korur? Tünelin sonu görünmese bile, o karanlıkta verilen mücadele başlı başına bir anlam taşıyor. Çünkü bazen mesele çıkışa ulaşmak değil, karanlığın içinde ayakta kalabilmektir
TüneldeJulie Lee · Genç Timaş Yayınları · 2025371 okunma
Haklı olmakla doğru olmak her zaman örtüşmez!
Puan vermedi·224 syf.··
2026 1. kitabı
Kitap, 13 yaşındaki Conor’un tek başına katlanmak zorunda kaldığı yükleri anlatıyor: Baba sevgisini alamaması, annesini kaybetmek üzere olması, okulda zorbalığa uğraması ve tüm bunların altında ezilmesi… Conor yalnızdı; çevresinde ona aradığı desteği verecek kimse yoktu. Öyle ki; bir canavarın ona yardım etmesine izin verdi, annesini kurtarabileceğine inanmak istedi. Oysa en başından beri gerçeği biliyordu. Canavarın her gece tam 12:07’de ortaya çıkması oldukça anlamlıydı. Anlattığı hikâyeler ise iyilik ve kötülüğün kesin çizgilerle ayrılmadığını, hayatın siyah ve beyazdan çok grilerden oluştuğunu vurguluyor. Haklı olmakla doğru olmanın her zaman örtüşmediği fikri dikkat çekiciydi. Conor’un asıl korkusunun annesini kaybetmekten ziyade bu acının bir an önce bitmesini istemesi ve bu isteğinin içinde oluşturduğu suçluluk duygusuydu. Bu suçluluk, onu uykusuz bırakan, kabuslara sürükleyen ve cezalandırılma isteğine dönüştüren sarsıcı bir his hâline gelmiş. Ve cezalandırılmak istiyor, çocukların onu dövmesine izin veriyor, okulda ceza almak istiyor, büyükannesinin evini dağıttığında da ceza alacağından emindi. Bu ceza onun suçluluk duygusunu hafifleteceğine inanıyor. Kendimize söylediğimiz yalanlardan ne kadar kaçarsak kaçalım, iyileşmek için kabullenmeye ihtiyacımız var. Aksi hâlde suçluluk duygusu büyür, bir canavara dönüşür ve bizi yönetmeye başlar.
Canavarın ÇağrısıPatrick Ness · Delidolu Yayınları · 20161,625 okunma
Aşırı Abartılmış Bir Tarihsel Roman
Puan vermedi·320 syf.··
2025 5. kitabı
Bana göre Semerkand, gereğinden fazla övülmüş bir romandır. Edebi olarak akıcı olabilir ama tarihsel olarak ciddi biçimde sorunlu bir romandır. Taraflı, ideolojik ve yer yer küçümseyici bir anlatı
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma