Yalnızca seyretmek bile bir terapi sayılırdı. Bu uzun zaman kendi evinin duvarları dışındaki yaşamı görememiş biri için, insanın çektiği acı hakkında bir eğitim ve yeni hatta çok korkutucu bir tecrübe sayılırdı.
Eski paltomu tekrar giymiştim sanki. Her şey aynıydı. Eski yaşayışıma, eski düşünce biçimime öfke duyuyordum. Uğruna yaşayacağım bir şeyler istiyordum ama hiçbir şey yoktu. Hayatımın bir amacının, bir değerinin olmasını istiyordum. Ama yoktu. Boş ve anlamsız bir hayattı benimki. İçimin çekildiğini hissediyordum; bulamayacağım bir şeyi arıyor, tutamayacağın bir şeye uzanıyor gibiydim.