"Zehra'yı gördüm. Büyümüş, hemen hemen bir genç kız olmuş. Dört seneden beri görmemiş olmama rağmen o kadar çocuğun içinde derhal bulup çıkardım. Zehra, mektep arkadaşlarıyla beraber bir yere gidiyordu. Allah'tan son bir şey isterdim: Kocaman bir hanım olmuş kızımı son bir defa kucaklamak... Fakat buna imkân yok...
Çocuğum benden utanır... Ne yapalım, elverir ki, o bahtiyar olsun..."